Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2016 Çarşamba

Raintree Serisi-Yorum


 Harlequin'den çıkan bir seriyi daha bitirmiş bulunmaktayım. Bu sefer çok nadir okuduğum bir tür hakkında yorum gireceğim: Fantastik. Ben fantastik serilerle arası iyi olanlardan değilim. İyi olsam bile yayın evlerinin bu türde çıkardıkları kitap hızı fantastikseverler tarafından bilinen bir şey. Benim için hız konusunda bir nevi historical ile benzer. 

 Gelelim yorumunu gireceğim Raintree serisine. Aslında seri 4 kitaptan oluşmasına rağmen bizde 3 kitabı çıkmıştır. İlk 3 kitap ana konu üzerinde durur. 3 kardeşin yaz gündönümüne yakın zamandaki yaşadıklarını ele alır. 4. kitapsa bu 3 kardeşin kuzeni olan Echo'yu anlatır. Sanırım 4. kitap ilk 3 kitaptan sonrasını anlatıyor. Seri 3 yazar tarafından yazılmıştır. 2. ve 4. kitaplar aynı yazara aittir.


 Cehennem (Linda Howard)


 Raintree Klanı tarafından bozguna uğratılmalarından iki yüz yıl sonra Ansara büyücüleri, bu en amansız düşmanlarının karşısına bir kez daha çıkmaya hazırlanıyorlardı. Dante Raintree bir kral olarak klanını korumak zorundaydı ama karşısına çıkan Lorna Clay sadece yüreğini değil, neredeyse klanına duyduğu sadakati bile sarsacaktı. Lorna'ya güvenemediği gibi ondan uzak da duramıyordu. 

Raintreeler, doğaüstü güçlere sahip olmalarının yanında, modern hayatın içinde yaşıyorlardı. Bu savaş, klanın sadakat ve ilişkilerini test edecekti. Düşmandan gelen ilk darbede her zaman hükmettiği ateş bu kez onu yeniyordu. Dante, klanıyla birlikte, galip çıkamayabilecekleri bir kavgayla yüzleşmek zorundaydı.

 Açık ara serinin en başarısız kitabıydı. Sanki olaylar fazla aceleye getirilmiş gibi geldi bana. Dante'den fazla hoşlanmadım ama Lorna harikaydı. Kitap sıkıcı olmasına rağmen bazı yerleri de gayet komikti ve eğlenceliydi.

 Puanım: 2/5


 Adalet (Linda Winstead Jones) 


 Raintree sadece bir soyadı ya da bir soyağacına düşülen bir not anlamına gelmiyordu. Bu onların kaderiydi… Cinayet dedektifi olan Gideon Raintree hem elektriği kontrol edebiliyor hem de hayaletlerle konuşabiliyordu. Karanlık kalpli Ansara büyücülerinin üstlerine saldığı acımasız seri katille başa çıkabilmek için bütün güçlerini kullanmak zorunda kalacaktı. Ama bundan önce, baş döndürücü ortağı Hope Malory'yle ilişkisini çözmek zorundaydı. Tam bir savaşın ortasındayken âşık olacağını düşünmemişti hiç. Kötülük tüm köşe başlarını tutmuş, onlara pusu kurarken Gideon ve Hope, aşklarını, ailelerini ve henüz doğmamış çocuklarını korumak için zamana karşı müthiş bir yarışın içinde bulacaklardı kendilerini.

 İlk kitaptan daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek. Seride en sevdiğim erkek Gideon oldu. Ayrıca Raintree özellikleri beni baya cezbetti *-* . Hope ve bıcırık Emma'yı da unutmamak lazım.

 Puanım: 4/5

 

 Sığınak (Beverly Barton)



 Raintreeler'in kaderini belirleyecek savaş gelip çatmıştı… Ezeli düşmanları Ansara klanıyla savaşa girmeleri kaçınılmazdı. Mercy Raintree bu savaşta, Sığınak koruyucusu olarak üstlendiği görevi yerine getirecek, Raintreeler'in yurdunu koruyacaktı. Ancak savaşın ayak sesleri duyulurken Mercy'nin titizlikle sakladığı sırrı savaşın kaderiyle birlikte ortaya çıkabilirdi.

 Serinin en en en iyi kitabı. Yazar 221 sayfada her şeyi eksiksiz anlatmış. Mercy ve Judah arasındaki çekime bayıldım ama serinin en iyi çifti bana göre Gideon-Hope'tur. Bir de evlere şenlik olan Eve var :D . En sevdiğim kısım kesinlikle savaş sahnesiydi. 

 Puanım: 5/5




 Not: 3 kitap boyunca ana karakterler kadar düşmanlar da kitapta baya yer kaplamış vaziyette. Yani bunlar kitabın sonlarında değil, başlarda görünüp kitap boyunca ne yaptıkları da anlatılmış vaziyette. Ve böyle kitapları ayrı bir sevdiğim bir gerçek :)

26 Şubat 2016 Cuma

Acımasız Arzu-Yorum


 Damarlarında korsan kanı taşıyan bir İspanyol milyarder!

 Cornwall'deki görkemli Pervarnon Evi, Rhianna Carlow'un kahyanın istenmeyen yeğeni olarak yalnızlık içinde çocukluğunu geçirdiği yerdi. Şimdi bir düğün için misafir olarak Pervarnon'a geri dönüyordu - Ve görünüşte hiç öyle değilmiş gibi duran kibirli ve acımasız milyarder Diaz Pervarnon'a.

 Diaz'ın tek amacı var.- para avcısı Rhianna'yı evden uzak tutmak. Üstelik o bir İspanyol korsanın soyundan geliyordu. Diaz, Rhianna'yı kaçırdı ve lüks yatında hapsetti. Rhiannon onun acımasız arzuları ile baş edemeyecek kadar deneyimsizdi. 


***********************************************

 Dün pdf kitap sitelerini incelerken tesadüf sonucu gördüğüm bir kitaptı. Kitabı yaklaşık 2-3 saat içinde bitirdim.

 Şu zamana kadar okuduğum en iyi 2. beyaz dizi oldu kitap. Yazar, anlattığı hikayede her şeyi eksiksiz aktarmış bizlere. Sanırım gözüme fazla çarpan tek kötü yanı geçmiş-günümüz kısımlarını anlatırken fazla atlama yapması. Yani şöyle söyleyeyim. Kitap günümüzü anlatırken 2 sayfa sonra geçmişi anlatmaya başlıyor, sonra günümüze dönüyor, derken hop yine geçmiş zamana varmışız.

 Kitapta Rhianna -ve belki Cassie- hariç diğer karakterler sinirlerinizi ciddi anlamda bozabilir. Herkes bu güzelim kızımızı günah keçisi ilan etmiş vaziyette kitap boyunca.

 Kitapta çiftimizin aşkını fazla inandırıcı bulmasam da yazarın anlatım tarzı ve yazar, Rhianna'nın çektiği acıları anlatmakta başarılı olduğu için oraları hiç önemsemedim. Hatta romantizm hiç olmasa da olurmuş aslında :D .

 Yazarın şu anda bulunan pdf kitaplarını ileride okuyabilirim.

 Puanım: 5/5

8 Ocak 2016 Cuma

Anetakis Tycoons Serisi-Yorum


Söz verdiğim gibi Maya'nın Harlequin için yazmış olduğu diğer seri de bitti ve buraya yorumlarımı ekliyorum :) Yalnız Vikitap'a ne zaman eklerim hiçbir fikrim yok. Kullanıcılar bilir ki Vikitap'ta yaklaşık 1 haftadır erişim sorunu var. Sayfanın açılmasını beklemek bir dert, bir kitap için yazılan yorumu göndermek veya birinin yorumunu beğenmek ayrı bir dert.

 Gelelim sıradaki kitaplara. Anetakis Tycoons serisinde, Tycoons soy adını taşıyan 3 erkek kardeşin aşkı bulmasını ele alıyor.


                                                   Hatırla Sevgili


 Serimizin ilk kitabı büyük kardeş Chrysander'ı ele alıyor. Hamile olduğunu öğrenen Marley, sevincini çocuğunun babasıyla yani Chrysander ile paylaşacaktır. Ancak Chrysander'ın o iş projeleri bir şekil kaybolup rakip firmalara satılmaktadır ve o projelerden biri de Marley'in çantasından çıkmıştır. Bu olay sonucu Chrysander, Marley'i terk eder. Ayrıldıklarından 5 ay sonra Chrysander haberlerde Marley'in kaçırıldığını ve hamile olduğunu öğrenir. Bir saniye bile düşünmeden hastaneye varması sonucu yeni bir şokla karşılaşacaktır. Marley bunların yanında hafıza kaybı yaşamıştır. 

 Seri için güzel başlangıcı olan bir kitaptı. Bir de Maya'nın erkekleri kasıntı tipler olmasa daha çekilir olacak bu kitaplar :D 

 Puanım:4/5


Sana Değer



Isabella, üniversitesi bitince bir süre Avrupa'da hayatını sürdürecektir ancak planlarında ufak bir değişim olur. Isabella, çocukluğundan beri Theron'a aşıktır ve Theron İngiltere'de çalışmaktadır ya da çalışmaktaydı. Zira abisi Chrysander evlenip Yunanistan'da yaşamaya başlayınca şirketin ana merkezine bu sefer Theron geçmiştir. Hal böyle olunca Isabella onu kendine aşık etmek için elinde geleni ardına koymamaya kararlı bir şekilde New York'a gelir.

 İkinci kitapta yaşanan gelişmeleri daha sevmemle beraber ilk kez Maya'nın bayan karakterlerinden birine fazla gıcık kaptım. Isabella fazla şımarıktı ve bazı çocuksu davranışlarıyla beni çileden çıkarttı. 

Puanım:4/5


Yuva Özlemi



Tatile çıkmasına rağmen kendine geçici bir iş bulan Jewel, kaldığı otelde bir yabancıyla bir gece geçirir. Bundan 2 gün sonra çalışacağı yerdeki patronunun otelde karşılaştığı yabancı olduğunu öğrenir. Yabancı yani Piers, yardımcısını arayarak Jewel'e başka bir alanda iş bulmasını ister ancak ilk cümlesi "kurtul ondan" olup o sırada hat kesilmiştir ve yardımcısı da Jewel'i kovmuştur. Yanında da bir çek verilmiştir Jewel'a. Aradan geçen 5 ayda Jewel, Piers'in kızına hamile kalmıştır ve hamileliği de çok sağlıklı ilerlememektedir. Çeki bozdurmadığı için fazla parası da olmayınca son çare olarak Piers'i aramıştır.

 Serinin en iyi kitabıydı. Verilmek istenen duygusallık ve romantizm çok dokunaklı. İlk 2 kitapta sinir olduğum Piers, baya sevdirdi kendini son kitapta. Jewel'in küçüklüğünden beri çektiği zorluklar ve bir yere ait olma hissine duyduğu özlem boğazımı düğümledi kitap boyunca. Puanım:5/5

 Bu seriyi daha fazla sevmemle beraber okuyacağım son bir kitabı kaldı Maya'nın Harlequin dizisinde ama bulamamak üzdü beni. 



2 Ocak 2016 Cumartesi

Pregnancy & Passion Serisi-Yorum


Öncelikle herkese iyi yıllar. Bir yılı daha acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Kimimiz bu sene doya doya kitap okudu, kimimiz hayatımızın meşguliyetlerinden dolayı kitap okumak istesek de bir süreliğine ara vermek zorunda kaldık. Sanırım ben bu ikisi arası bir yerlerdeyim. Son 2-3 ay boyunca kitap okumak için zaman yaratmada sıkıntılar çektiğim doğrudur; okul, sınavlar derken.  

 Ayrıca okumak istediğim o kadar çok kitap var ki hangisini okuyacağım diye resmen şaşkınlık içinde geçirdim son günlerimi. Böyle olunca kitaplardan da biraz uzaklaşma gibi kötü bir huyum var ne yazık ki :( . Hem normal hem de pdf şeklinde okumak istediğim çok kitap bulunuyor hala. Biraz düşündükten sonra sevdiğim yazarlardan birinin kısa kitaplarından birini okumaya karar verdim. Aklıma da ilk olarak Maya Banks'in, Harlequin için yazdığı kısa öyküler geldi. 

 Maya, Harlequin için 2 seri + bunlardan bağımsız 1 kısa hikaye yazmış araştırdığım kadarıyla. Bunların tek ortak noktası hepsinin Harlequin'in "Desire" adlı bölümünde yayınlanmış olmasıdır. Ve ülkemizde yayınladığı bütün hikayeleri çevrilmiştir. Eğer eksik araştırmış isem kusura bakmayın :) .

 Benim ele alacağım kısım yazdığı serilerden biri olacak. Serimizin adı da "Pregnancy & Passion". Bu seriyi kısaca anlatacak olursam: Bir şirkette ortak olan, üniversite yıllarından beri arkadaş olan 4 erkek kahramanımızın, hayatlarına giren kadın kahramanları hamile bırakması sonucu yaşadıkları durumlar ve gelişen aşkları diyebiliriz. Seri 4 kitaptan oluşuyor.

 Sevdiğim herhangi bir yazarın bugüne kadar yazmış olduğu bütün kitaplarını okumak isterim. Her ne kadar Harlequin kitapları okumaktan pek haz etmesem de az önce belirttiğim sebepten dolayı + kısa olmasını istediğim için Maya'nın bu serisine başladım.  Ben bu seriyi pdf şeklinde okudum. Ve şunu söyleyeyim, Maya'nın, Harlequin kitaplarının bir kısmını bulmak gerçekten çok zor. Bunu ilk 2 kitap için söylemek mümkün.

 Kitaplar hakkında kısaca yorum yaparsam:


                                           UNUTULMAYAN KADIN



 Bana göre serinin en kötü kitabıydı. Tabi ki Harlequin okuyorsam karakterlerde derinlik aramam ama bu kitapta karakterler aşırı sığdı. Çok çok az Rafael'in kişiliğini anladım ancak Byrony'de o durum hiç yoktu. Kendini sevdirecek bir şey göstermemiş yazar. Kitapta "yazılmak için yazdım" havası vardı. Yani yazar bir iki şey karalamış sadece. Her yönden derinliği sıfır olan bir kitap.

 Puanım: 1,5/5


GEÇMİŞİN AYAK İZLERİ



Aradığım Maya'yı bulduğum bir kitap oldu. Olay örgüsü güzel işlenmişti. Kelly'i çok sevdim. Ancak Rafe, gözüm seni hiç tutmadı. Kitap boyunca kızı sevdiğine sadece son 2-3 sayfada inandım. O da baya zorlamayla oldu. Kız ölümden dönmese kim bilir daha ne salaklıklar yapacaktı hala. O sayfalar harici abimizin kızı bir zorunluluk olarak gördüğü basbayağı belliydi. İlişkiyi kurtarmak için hiçbir çaba göstermedi. Yeniden beraber olmaları tamamıyla Kelly sayesinde oldu. Kelly'nin bir açıklama yapmasına asla müsaade etmedi. Sadece kardeşinin bir sözüne baktı ve kendisince bunu doğru kabul etti. Ki bu er şahıs bu durumu gözleriyle bile görmemiş. Cidden bu beyinsiz nasıl oluyor da şirket yönetiyor anlamadım ben. 

 Puanım: 3,5/5


DÜŞLER VE HAYALLER



 Seride en sevdiğim ve çoğu kişinin neden sevmediğini hala anlayamadığım hikayedir. Devon, diğer arkadaşlarına oranla daha sempatik ve sıcakkanlı biriydi. Ve Ashley ile harika bir ikili oldular. Ashley, iyimserliği ve hareketli yapısıyla kendisini bana baya sevdirdi. Yani Devon bulmuş böyle birini ve fazla çocuksu diye kıza yanaşmak istemiyor bir türlü. O sayfalarda beni çokça delirtti ama sonra gördü nasıl bir hata yaptığını. 

Puanım: 4,5/5

TENDEKİ KIVILCIM



Ben Maya'nın kadın karakterlerini gerçekten seviyorum. Pippa da bu zinciri kırmadı şükürler olsun. Serinin en dişli kadınıydı Pippa. Byrony hariç diğerlerini çok seviyorum. Byrony'i sevmemek değil de nasıl bir olduğu hakkında yazar bir şeyler aktarmadığı için yabancı kaldı bana diyelim. Yalnız, Cameron baya sopalıktı. 4 kitap boyunca sevmedim kendisini. Ama en kötüsü kimdi derseniz Rafe açık ara zirve derim. Cam biraz saçma da olsa katı olması için bir sebebi vardı. Yine de Cam, resmen öküzün önde gidenisin! Duygu bakımından istediğimi alsam da zaman ve mekan kavramları hemen değişiyordu ve bazı mekanlarda nerede olduklarını bilmedim.

 Puanım:3/5






 Aslında bu seriyi 4-3-1-2 şeklinde okudum, hatta 3 ve 4'ü okuyalı baya oldu. Seride sevdiğim hikaye sıralamasına girersem: 3-2-4-1 olur.

 Şimdi Maya'nın sıradaki serisine geçiyorum. Yorumumu yakında sizlerle paylaşacağım o zamana kadar şimdilik hoşçakalın :)