Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2018 Cumartesi

Kitaplar Kalbimden Vurur - Mim



 Herkese iyi bayramlar. Öyleydi böyleydi derken bir ramazanın daha sonuna geldik. Bayram güzel geçiyor da akşamları yağmurun habercisi olan şimşekler ve gök gürlemeleri olmasa daha da iyi olacak. 😰

 Periodic Library sayesinde bu güzel mime ben de iştirak etmiş bulunuyorum. Özellikle 4. soruyu büyük bir şevkle cevaplayacağımı bilin. 😆

1. Okumayı size sevdiren ne oldu?

 Ailemin anlattğına göre bu içimden gelen bir şeymiş. Daha okuma yazma bilmediğim halde kitapları inceleyip dururmuşum. Özellikle büyük market kataloglarına (okumaya sayılır mı bilemedim 😅) bakmaya bayılırdım. 

 Onun haricinde seni yönlendiren biri var mıydı diye sorarsanız, ananem sayesinde kitapların büyülü dünyasına giriş yaptığımı söyleyebilirim. Bana okumayı ve az da olsa yazmayı öğreten bizzat kendisidir. Zamanında o "K" yazmayı öğrenmek için az uğraşmadım değil. 😂

2. Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?

 Şu an hatırlamıyorum ama büyük ihtimal okumuşumdur. Daha çok gazeteleri, dergileri birileriyle okumuşluğum vardır. Belki bir kitabı bir kişiyle aynı anda okumak zor geldiği için daha çok diğer yazılı kaynaklara yöneliyorum. 

3. Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız? 

 Uzun zamandır herhangi bir uzun yolculuğa çıkmadım. Ama çıkarsam yanıma genelde 5 kitap alıyorum. Günlük hayatta 1 tane çantamda sayfa sayısı az yedek kitap bulundururum.

4.Asla okumam dediğiniz kategori nedir?

 Nedir değil de nelerdir desek nasıl olur? Evet ben yine isyankarlığımı konuşturacağım. 😂 Bazı türlerle hiç sevemedim, bazılarına küstüm. Kısaca açıklaycak olursam:

 Kişisel gelişim: En ama en sevmediğim tür. Tam Türk insanı klişemi konuşturacağım ama bu kitapların %90'ının bana yarar sağlayacağına hiç inanmıyorum. İyisi yok mudur, mutlaka vardır ama bana hiç rastlamadı.

 İkinci Dünya Savaşı: Eğer o dönemi anlatan veya biyografi tarzında olan kitapları kast ediyorsak okurum. Ama kurguya yedirilmişse asla okumam. O dönem ağır yıkımlar ve berbat koşullar oldukça ön planda. En önemlisi resmen dünyanın gidiş altını değiştiren bir dönemden söz ediyoruz. 

 Kurgularda gördüğüm şeylerse şu: Mutlaka evli veya değil savaştan etkilenen bir kadının -genelde Amerikan- ve mutlaka askerlik yapan bir erkeğin -genelde Alman- arasında oluşan mıç mıç aşk. Daha sevmediğim yönü ise yukarıda bahsettiğim sefil hallerin oldukça güzel bir şeymiş gibi okuyucuya sunulmasıdır. 

 Kısacası yazarlar, özellikle Amerikalılar, bu türü acayip bir biçimde romantik bir şekilde ele aldıkları için sevmedim, sevmeyeceğim. 

 Psikolojik Gerilim veya Polisiye Gerilim: Bu daha çok kendi çapımda gerçekleştirdiğim bir çeşit protesto. Şöyle ki bestseller satan yayın evleri 2 senedir bize doğru düzgün bir historical kitap çıkarmıyor. Hatta artık hiç çıkarmıyorlar. Adı lazım değil bir yayın evi o dönem neyi popüler yapmışsa diğer yayın evleri de hemen ona yöneliyor. Hele "Bu türün en iyisi biziz. Biz hep böyle kitaplar basarız zaten." demeleri yok mu? Gel de çıldırma! 

 Sen kemik okuyucu kitleni unutup başka şeye mi yöneliyorsun? Sen eski kitleni hatırlamadıkça ben de senin şimdi çıkardığın türde kitapları almam olur biter. Bu yüzden historicallerde olumlu gelişmeler görmediğim müddetçe psikolojik-polisiye gerilim okumayı düşünmüyorum.

 Distopya: Bu türü okuyacaksam kesinlikle young adult denen kategoriye girmeyecek. Bu da İkinci Dünya Savaşı kurgusunun bir benzerini bize sunuyor. Kötü yönetim sistemi ve karanlık gelecek sadece yüzeysel anlatılır. "Geleceği kurtaracak" kızın esas oğlanla aşkı veya iki erkek arasında kalması çok daha önemlidir.

 Romantik kitap okumayı seven biri için bu maddeler ilginç oldu farkındayım. Kendimi açacak olursam, romantik okuduğumda hep historical okurum, çok nadir olarak günümüzde geçen kitaplara bakarım. 

5. Kitapları renklerine göre mi, alfabeye göre mi sıralarsınız?

 Dolabımda elimde en fazla kitabı bulunan yazarları sıralarım. Tek kitabı olan yazarları da kitapların boyutuna göre sıralarım. Masamda ise şu ana kadar hiç okumadığım kitaplar durur. Masada bulunan boşluklardaki kitapları yayın evi sırasına göre koyarım.

6. Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?

 Belki küçük bir kuş ama okuma yaparken kafesinde duracağı için ikimiz için de iyi olmazdı. Bu yüzden pek istemiyorum.

7. Bookstagram olarak kendi stilinizi oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz?

 Instagram kullanmadığım için böyle bir şeyim yok. Ama olsaydı da o işi kotaramazdım. Blogumda bile fazla fotoğraf kullanmıyorum. Fotoğraf çekmek için bir mekan veya tema oluşturmam lazım fakat gereken yaratıcılık maalesef bende yok.

 Herhalde bunu da yapmayan kalmamıştır. Bu yüzden yapmak isteyenler olursa bana söylesin. 😊

 Not: Goodreads'ı anlamaya başladım. Önceden sorduğum 2 sorunumu çözdüm. Bundan sonra İngilizce okuduğum historicallerin çoğunun yorumunu oraya yazacağım. Çok iyi bilinen yazarları bloga yorum olarak eklerim.

13 Haziran 2018 Çarşamba

Blog Muhasebesi - Mim


 Yine bir mim ve yine geç yapan bir Belle ile karşı karşıyasınız. 😄 Okul bitti bitmesine fakat staj bulmaya çalışmakla koşuyorum. Ve hiç de iyiye gitmiyorum. Belki bunu ayrı bir başlık olarak yazabilirim yoksa asıl konudan tamamen kopacağım.

 Bu mime 2 kişi beni davet etmişti: Blogcu Sultan ve Mutlu Anlar Koleksiyoncusu. İkisine de buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Hazırsanız sorulara geçiyorum:

 Blog alemine nasıl girdin?

 2013 sonlarına doğu Vikitap'a üye olup oradan kitap yorumlarımı yazıyordum. O sıralarda bazı kitap bloglarını keşfetmiştim. Önceleri blog açma gibi bir düşüncem yoktu çünkü bu işlerden anlamıyordum. 2 sene sonra bir kitap blogu beni kendine çekmeyi başarmıştı. Ve işte buraya adım atmış oldum. 

 Hangi blog sana ilham oldu?

 İlhamımı Kütüphanemden Kitap Manzaraları'na borçluyum. Kendisiyle Vikitap'ta konuşmuşluğumuz da olmuştur. Çok canayakın, tatlı bir blogger kendisi. Ancak işinden dolayı buraya uğrayamıyor. Kendisini ve yazılarını oldukça özledim. Umarım bir gün geri döner.

 Bloga yazdığın ilk yazı ile son yazı arasında fark var mı?

 İlk zamanlarımdaki gibi buraya çok sık uğramadığım için üslubumda pek bir fark olduğunu düşünmüyorum. Ama yazdığım konulara bakacak olursam daha genel konular ve mimler üzerinde bir yoğunluğum olduğunu görüyorum. Kitap yorumlarımı gittikçe azalttım. 

 Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyorlar mı?

 Şu ana kadar kimseye blog yazarlığı yaptığımı söylemedim. İleride bir gün söyler miyim pek de emin değilim.

 Blog yazmak yaşantına ne kattı? Ya da ne çıkarttı?

 Her ne kadar birbirimizi görmesek de diğer bloggerlar ile samimi sohbetler kurdum. Çok tatlı insanlar tanıdım. Ayrıca düşüncelerimin önemsiz olmadığını fark ettim. 

 Şu anda bu mim yayınıyla birlikte blogunda kaç yazı ve sayfa görüntülenmen var?

 Şu an 202 yazım görünüyor. Toplamda 59784 görüntülenmem mevcut.

 Hangi blogun muhasebesini öğrenmek istiyorsun?

 Çoğu kişi yaptığı için bir isim veremiyorum. O yüzden yapmayan biri varsa bu daveti görüp yapabilir.

12 Nisan 2018 Perşembe

Mim- Sevdiğim Şeyler



 Herkese kısa bir aradan sonra merhaba. Ben yine hafif kaçışlara geçmiş bulundum ama bu sefer makul sebeplerim var. 😄 Kaçtığım zamanlar vize dönemime denk gelmişti. Yaklaşık 2 hafta kadar buralarda olamadım. Ayrıca 1-2 yer için de hazırlık yapmak zorunda olduğumdan ne blogları ziyaret edebildim ne de bana yapılan yorumlara cevap yazabildim. En son ortaya bir mim attım, onlara bile bakamadım. Bu akşam, olmadı yarın kim ne durumda bir baksam iyi olacak. 😃

 Dönüşüme yine bir mim yazısıyla giriş yapıyorum. Teee 1 ay önce Feri Peri beni mimlemişti, gel gör ki anca zaman bulabildim :D Fazla uzatmadan sevdiğim şeyleri sizlerle paylaşıyorum.

*******************

 Doctor Who'nun Klasik Dönemi'ni (1963-1989) 

 The Simpsons dizisini

 The Simpsons'u benim için izlemeye değer kılan gizli kahraman bebek Maggie Simpson'u 💓💓💓

 Tarihi aşk romanları okumayı

 Geçmiş yıllarla ilgili araştırmalar yapmayı

 1981-2009 arasındaki müzikleri

 Kendimle baş başa kaldığım anları

 Hayal kurmayı

 İnsanları bir şekilde güldürmeyi

 Çok yakın olduğum insanlarla saçma sohbetler yapmayı

 Bindiğim metrobüsün boş gelmesini

 Dışarıdan yemek yemeyi

 Sıcak simit yemeyi

 Waffle yemeyi

 Bugünlerde kumpiri

 Gördüğüm dersler için evde daha düzgün notlar tutmayı

 Blog dünyasını ve o dünyada bulunan değerli bloggerları

 Uzun yolculuklarda kulaklığımla müzik dinlemeyi

 Kış mevsimini

 Kış mevsimi olmasa da geçen soğuk havarı (Cümle düzgün olmadı gerçi :D)

 Saç rengimi

 Dakikliğimi seviyorum.

 Pek iç özelliklerimi yansıtamadım, ne yazayım emin olamadım. 😃 Umarm bu yazı az da olsa kendimi tanımlamaya yeter. 😊

27 Mart 2018 Salı

Mim- Reklamlar


 Kitap yorumlarından sonra blogta yazmayı en çok sevdiğim şey mimlerdir. Hem soruları cevaplandırmak eğlenceli hem de yazacak bir şey bulamayınca imdada yetişiyor. 😃 Bir süredir ben de bir mim oluşturmak istiyordum ama ne hakkında yazacağımı bulamıyordum. Şu an ne hakkında yapmak istediğimi buldum ama önceden yapılmış bir şey mi bilmiyorum. 

 Çocukken en sevdiğim şeylerden biri reklamları izlemekti. Şu anda bile internetten eski dönem reklamları açıp izlerim. Özellikle Alman kökenli RTL kanalındaki reklamlara bayılırdım. Büyüyünce o hayatı yaşacağımı düşünürdüm. Yeşilliği bol olan parklarda gezeceğim, giyimim sade ama şık, reklamlarda gördüğüm yiyecekleri almaktan mutluluk duyacağım. Şu anda bu hayallerden oldukça uzaklaşsak da dilerim o günleri görecek birileri çıkar güzel ülkemde.

 Sadede gelirsem, küçükken veya şimdilerde izlemekten oldukça keyif aldığınız en az 2 reklamı paylaşmanızı istiyorum. Benimkilerden bazıları şunlar:







Üçüncü reklamda oldukça gülmüşümdür :D









 Gördüğünüz gibi ben fazla retro takılıyorum. Doğruya doğru, 80'ler ve 90'lar Türk reklamları daha samimi ve reklam verilen ürünü dolaylı anlatıma girmeden güzel anlatıyorlar. Şimdikilere bakıyorum da sürekli eski şarkıları uyarlamalar, amacıyla örtüşmeyen fikirler çıkıyor karşıma. Umarım seçtiklerimi beğenirsiniz. Gelelim mimlediklerime:

 Bir

 Deeptone

 Öneri Makinesi

 Bücürük ve Ben

 Devrik Cümleler

 Periodic Library

 Okumak Hayattır

 Kağıttan Dünyam

 Kağıt Salıncak

 Kameri Şeyler

 Feri Peri

 Mutlu Anlar Koleksiyoncusu

 Blogcu Sultan

 Hayata Dair Her Şey

 Bir Yıldızın Hikayesi

 Kitapların Senfonisi

 Ve isteyen herkes 💖

26 Mart 2018 Pazartesi

Mim: Blog Yazarını Tanıma



 Fikir kimden çıktı bilmiyorum ama düşünene helal olsun. Bir süredir blog dünyasında olmama rağmen kendimi anlattığım pek söylenemez. İtiraf ediyorum, bir kişiye çok yakın olmadığım sürece kendimi ve yaşadıklarımı anlatmayı pek sevmem. Hatta bu yüzden sosyal medya da kullanmam (blog hariç). Ama bu mim tam bana göreymiş. Sonunda gizemli Belle'yi azıcık da olsa tanıyacaksınız. 😃

1. Nerelisin?

 Baba tarafı Giresun, anne tarafı Tekirdağ.

2. Burcunuz?

 Koç burcuyum. Yükselenim nedir anlayamadım. 😂 Bazı sitelerde akrep, bazılarında yay olarak gözüküyorum.

 Koç burcunun özelliklerini kavgacı ve liderlik dışında taşıdığımı düşünüyorum. Liderliği anca çok yakın olduğum insanlara gösterebiliyorum ama ille benim dediğim olacak tarzda değil. Mutlaka herkesin fikrini almak ve orta yolu bulmak isterim. 



3.Bloglarda en çok ilgini çeken nedir?

 Hala düşünmeme rağmen bir şey bulamadım. 😃

4.En sevdiğin mevsim?

 Tam bir kış mevsimi insanıyım. Kış zamanı okul olduğu için bir hareketlilik mevcut ve o yaşantıyı seviyorum. Ama lapa lapa kar yağdığı zaman evde oturmaya ve sıcak çikolata içmeye hayır demem. 😃 Sanırım bu mimde kış diyen tek insan benim.

 En sevmediğim ise yaz. Sıcaklara gelemem, 4 ay boyunca yapacak bir şey olmuyor. Aslında çok şey var ama yapacak kimseyi bulamıyorum demek daha doğru olur. Değil sıcak alanlarda bulunmak, sıcak şeyler bile içmem. İçtiğim kahve olsun, bitki çayı olsun sıcaktır ama mutlaka 10-15 dk soğuması gerekir. 



5.Yabancı dil biliyor musun?

 İngilizce'den öteye gidemedim. O da orta seviye gidiyor şu an. Şu kursu ekmesem konuşmayı halledeceğim de, önce şu okul döneminin bitmesi lazım. Sonrasında kısmetse İspanyolca öğrenmek istiyorum. (Bir de sıcakları sevmem derim 😂)

6.Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?

 Okul olmadığı zamanlar kitap okuma, müzik dinleme ve kursa gitme arasında geçiyor. Bazen de uyku.



7.En son hangi kitabı okudun?

 Asla Unutulmaz/Mary Balong. CNR'da bu kitabın devamı olan kitapları almasam okunmak için hala beklerdi.

8.Hayatında pişman olduğun bir şeyi anlatır mısın?

 OOOOO! Geldik bu mimdeki en sevdiğim soruya. Benim için en büyüğünü sizlere anlatacağım. Ehliyet almak. Neden bu bir pişmanlık olsun ki?

 Ben hiçbir zaman araba kullanmaya meraklı olmadım. Ki hala da öyle bir merakım yok. Kadınlar iyi araba süremez cümlesi tam benim için söylenmiştir. Heyecanlı bir yapım vardır. Araba kullanırken de aynısı geçerli olacağını biliyordum ki öyle oldu. Sürekli annem öğrenmem için zorlamıştır. Normalde hala umurumda olmazdı fakat 2016 senesinde kurs fiyatları %100 arttığı için el mahkum gitmek mecburiyetinde kaldım. İleride sürmeye karar verirsem daha fazla para vermeyeyim diye.

 Kursta 2 hocayla çalışmıştım. İkisi de benim ne kadar kötü olduğumu ilk sürüşlerimde anladılar. O kadar sakin insanları delirtmeyi güzelce başardım. Neyse, 2. denemede sınavı güzel şekilde verdim.



 2017'nin Ocak ayında da ehliyet alınacak emniyet müdürlüğünden. Fakat orada da çok sorunlar çıktı. Aynı gün içinde olanları sıralayım: 

 Ehliyeti alacağımız adrese gittik. "Biz vermiyoruz, başka yer var oraya." dediler. 2. adres de aynı şeyi söyledi. Yani 3 kez farklı yerlere gittik. 

 İlk gelişte ben kimlik kartımı getirmeyi unuttum. İkincisinde para yatırmamıza rağmen eksik yatırmışsınız diye söylendiler. Biz 2016 dönemi için gereken parayı yatırmıştık. 2017'de zam olmuş ve bize de yansımış. Galiba 25-35 tl eksik vardı. İşte bilerek yanlış banka adresi verdiler. Hemen gitmeye meraklılar ya. Öyle böyle hallettik. Üçüncü gelişte babam bunlardan özür diliyor işte böyle böyle oldu diye. Ben de "Ne özür diliyorsun baba, bizim bir suçumuz yok, onların dikkatsizliği." dedim. Tahmin edersiniz ki benim bunu demem bir çalışana dokundu ki başladık ağız dalaşına. Hemen başladı "Senin işlemi iptal ederim." diye tehditlere. "Ne duruyorsun!" diye de ben teşvik ettim onu. Babam da sözde sorunu çözecek ama onların yanında durdu, beni hiç savunmadı. Adamın tek derdi ehliyeti almam. Buna da ayrı gıcık kaparak iyice sinirlendim. Ve bildiğiniz cinnet geçirdim. 

 Sonra araya komisercik denen biri girdi. Ona göre yapılması gerekenleri bilmek zorundaymışım. Zorundayım ama sen de internet sitende neler yapılacağını doğru düzgün anlatan bir açıklama yapmak zorundasın. Ben nereden bileyim 2017 parası vereceğimi? Ki bu da iğrenç bir şey. Ben 2016'da bitirdim kursu, o dönemin parası geçerli olmalı. 2-3 saniye sakinleştikten sonra. "Lanet olsun, alıyorum ehliyeti." dedim. İmza atacağım ama tartıştığım herif bilerek kağıdı gerilere çekiyordu. İstemiyor almamı. Ama attık imzayı işte ve ehliyeti aldım.

 Şu an bunları hatırlamak yine ellerimi titretti. Yeminle aldığım güne hala lanet ediyorum. Bana önyargılı diyeceksiniz ama başta kimlik kartımı getirmemem harici suçu tamamen aileme ve o çalışanlara atıyorum. Zaten oradan da "Adresinizi doğru düzgün yazın!" diye de çığırdım. Keşke her şeyi boş verip almasaydım derim hala. Bırak yansın o para, benden daha mı değerli?

 Bu olanlar yüzünden olmayan araba sürme merakım iyice eksilere indi. Maalesef şimdi annem tarafından araba kullanmayı öğrenmem için iyice zorlanıyorum. Keşke kaçsam şu lanetten. 

9.Tuttuğun takım var mı?

 Barcelona. Ağır fanatik değilim ama denk gelirsem maçlarını izlerim.

10.Çantandan eksik etmediğin şeylerden bazılarını yazar mısın?

 Defter, kurşun kalem ve silgi, kulaklığım, gözlüğüm, güneşli hava varsa güneş gözlüğü.

11.En sevdiğin içecek?

 Çok var ama kola ayrı bir yerde. Diğerlerine oranla daha sık içiyorum. Sağlığa zararlı ama yapacak bir şey yok. 😃Ama bağımlılık derecesinde değilim. Onun harici papatya, sıcak çikolata içmeyi severim. Adını bilemedim, yeşil/siyah çaydan haz etmem.



12.Son olarak blogundan hiç para kazandın mı?

 Hayır, böyle bir düşüncem de yok.


 Benim cevaplar bunlar. Yazı bir yerden sonra öfkeli bir hal aldı, kusura bakmayın. 😃

18 Şubat 2018 Pazar

Mim: Kurgusal Aşklar



 Bir mim biter, diğeri başlar. Periodic Library oldukça tatlı bir mim hazırlamış ve ilk davetlerden birini bana vermiş 💓 Periodic'e "Ben bu mimi yapacağım!" diye yorum atacaktım, yazıyı 2. kez okuyunca beni mimlediğini görmek de ayrı başarı. 😂 

 Hmmm, bence ben bu mimin altından kolay kalkarım. Ağırlık olarak romantik okusam da "Hayranım sana!" dediğim erkek karakter oldukça azdır. Her zaman kadın karakterlerin yaptıklarına daha çok odaklanırım.

 Her neyse. Dürüst olayım,  8. soru hariç diğerlerine Elizabeth Hoyt'un Kalbin Gölgesi kitabının baş erkek karakteri Winter Makepeace cevaplarını şimdiden yapıştırıyorum. 😍Adam tam hayallerimin erkeği. Kitap okuyan, laf salatası yapmayan, aşk konusunda saf ama tuttuğunu koparan, az biraz da maceracı biri. Ama baloları hiç sevmez, bu yüzden son soruya eklemiyorum. Çok şükür ki bizim ülkede bu kitabı seven pek olmamış, kaptım fıstık gibi adamı. 😁 Diğer cevaplarıma gelirsem:

1. Birlikte Dünyayı Dolaşmak İstediğim

 Colin Bridgerton (Rüyalar Gerçek Olsa) : Çoğu kişinin aksine Colin'i aman aman sevmem. Fakat favorilerime baktığımda hiçbirinin o kadar gezgin olmadığını fark ettim. Colin gezmeyi sevdiği kadar oldukça da iyi bir gözlemcidir. Haliyle gözlemleri gezdiği yerler hakkında onu bilgili yapar. Hem sıkıcı biri olmadığı da bilinen bir gerçek. 

2. Hem Eğlenilecek Hem de Evlenilecek Olan


 Eric Sticks (Ahlaksız Ritim) : Zorlu geçmişine rağmen hayattan her zaman keyif almasını bilmiştir. Çocuksu tavırları da onu oldukça eğlenceli yapmaktadır. Kendisi grubunun iskelet sistemidir, o olmasaydı grubu bu kadar tanınmayacaktı. Sayesinde rock müzik dinlerken bateristlere daha önem vermeye başladım. Hem adam ilk görüşte aşık olanlardan. Gelecekteki eşine duyduğu sevgi ile çocukların dilinden anlıyor olması onu mükemmel bir eş adayı da yapıyor.

3. Göründüğü Gibi Soğuk/Sert Olmayan

 En zor soru bu olmuş. O kadar romantik okudum ama öyle olduğunu düşündüğüm biri yok ya 😕 Belki Godric St. John'u (İntikam Maskesi) yazabilirim. O da yazarın Godric'in kitabına kadar kendisini pek tanıtmadığı için olabilir. Beklediğim Godric ile karşılaştığım Godric arasında çok fark vardı ama bana bu durum fazla olumlu yansımıştı.

4. Birlikte Issız Adaya Düşmek İstediğim

 Reynaud St. Aubyn (Yabani Aşık) : Savaş esiri olarak 7 sene boyunca Kızılderililerle kalan sert adamımız mecbur olarak vahşi doğada yaşam mücadelesi vermiş. Yani adam zor durumlar için dünden hazırlıklı. Yalnız kendisinin 2. kez yabani ortamlara girmek isteyeceğini hiç sanmıyorum. 😂

5. Sabahlara Kadar Mesajlaşmak İstediğim

 Simon Wescott (Bazıları Ateşli Sever) : Kendisi fazla hazırcevap bir arkadaşımız. Onunla mesajlaşmak veya sohbet etmek oldukça eğlenceli ve zihin açıcı olurdu. 

6. Battaniyelere Sarıp Sarmalamak İstediğim

 Sterling Harlow (Unutulmaz Öpücük) : Hep o içki düşkünü baba yüzünden! Kendi halinde sevgi dolu bir çocuğu içki parası karşılığında akrabası olan düke (gerçi akraba olan anne de olabilir, şu an hatırlayamadım) satması sonucu Sterling duygusuz, bencil birine dönüşmüştür. Fakat karakteri tanıdıkça içinde yanmayı bekleyen bir kıvılcım olduğunu görünce nasıl sarılmayayım bu yavrucağa. 😭

 Apollo Greaves (Darling Beast) : Bunu bonus olarak yazacağım. İntikam Maskesi kitabının 3 sayfasında görünmesine rağmen beni benden alan, kardeşiyle çok güçlü bir bağı olan bu karakteri eminim ki bizde kitabı çevrildiği zaman daha da seveceğim. 

 GELİN GÖRÜN Kİ BİRİLERİ BU YAZAR SATMIYOR DİYE DÜŞÜNÜYOR OLMALI Kİ "EN AZ 8 AY SONRA YENİ KİTABI OKURSUNUZ." DEDİKLERİ HALDE ARADAN 1 SENE GEÇMİŞ. VE BU KİTAPTAN ÖNCESİ DE VAR! AMA BEN KİME NE ANLATIYORUM Kİ. DEVAM EDİN SİZ 3 AYDA 9 KİTABINI ÇIKARTTIĞINIZ IRVIN D YALOM'A VE 150 TANE ANCA SATACAK OLAN KİŞİSEL GELİŞİM KİTAPLARI ÇIKARMAYA!

7. Birlikte Dünyayı Yönetmek İstediğim

 Gage Guthrie (Gölgeler Arasında) : Harlequin tarzına giren bu kitapta kendisi bir nevi Batman tarzında takılıyor. Adalet sağlama tarzlarımız birbirine oldukça benzediği için evet, bu adamla dünya yönetilir. Ayrıca kendisi şu an için tam anlamıyla takdirimi kazanmış son erkek karakterdir.

8. Birlikte Baloya Gitmek İstediğim

 Henry Delafield (Bir Asi Yürek): Ailesindeki çürümüşlüğe rağmen oldukça ince ruhlu bir insan olduğunu defalarca kanıtladı. Soylu da olan bu arkadaşımız balolarda harika bir kavalye olurdu. 

 Benedict Bridgerton (Son Söz Aşkın) : Şimdi favori Bridgerton'umu yazmazsam olmazdı. Arada odunluklar yapsa da sanatçı ruhuna sahip, gerçekçi bir romantik insan olması kalbimi fethetmişti. Ayrıca baş rol olduğu kitapta aşkıyla baloda tanışmış olması da kendisini buraya yazmamda etkili oldu.

 Yine de yukarıda yazdığım gibi, diğerleri bir tarafa, Winter Makepeace bir tarafa. 😍

 UFAK BİR SORU: Sanki benim bir mim daha yapmam lazımdı. Hatta yeni mimlendim ve Deeptone beni mimledi diye aklımda kalmış ama kim beni neye mimlemişti? 😅 

16 Şubat 2018 Cuma

Mim: Küçük Bir Mim


 Yine bir mimin bitişine yetişmiş bulunuyorum. Yani bu mimi yapmayan bir ben kalmışımdır :D Tavsiyeleriyle hayatımızı güzelleştiren Daha Mutlu Daha İyi Bir Hayat Mümkün ile blog hayatına yeni giriş yapan, çok da şeker bir arkadaşımız olan Pastelden beni mimlemişler. Hepinizi kocaman öptüm 😘😘

 1-Dünyayı değiştirecek sizce 3 küçük adım nedir?

 Empati duygusu, sorunları mantıksal bir dille çözme (ortak duygu ve düşüncelerle), yasa dışı olmadığı sürece fikirlere saygı.

2-Dünyanın daha fazlasına ihtiyacı olduğu şey nedir?

 Önce mantık, sonra vicdan.

3-Okuduğunuz son kitap?

 Yazmayacağım, yazmamı gerektirecek bir kitap değil. Onun yerine devam ettiğim Venedik'te Aşk, Varansi'de Ölüm diyorum.

4-İzlediğiniz son film?

 Ölümlü Dünya (İnanılmaz, Belle güncel bir film izlemiş 😄)

5-Sizin değişmenizi sağlayan bir hatanız?

 Pastelden, bu sorunun cevabı için senden kopya alabilir miyim? 😅 Kendisinin verdiği cevap çok hoşuma gitmişti, bu yüzden buraya kopyalıyorum: 

 "Hata kelimesini sevmediğimi söylemiş miydim? Egoistlikle alakası yok, sadece... Benim elimde olan vardı olmayan vardı. Elimde olan da benim kararlarımdı. Değişmemi sağlayan pek çok şey var bana göre ama belki de azdır.. Arkadaşlarımla olan ilişkilerimdeki kararlarım diyelim en azından :) "

6-Sözcükleriniz eylemlerinizle eşit midir?

 Kesinlikle evet. Nadiren ayarı kaçırıyorum ve beni fazlasıyla etkilemişse üzüntüsünü yaşarım.

7-Gurur duyduğunuz bir başarınız?

 Gurur duyduğum birçok başarı var ama hepsi şimdiki zamanıma etki etmediği için o anda kaldılar. Ömrüm boyunca gurur duyduğum herhangi bir şey henüz gerçekleşmedi.

8-Hayattaki öncelikleriniz nelerdir?

 İç etmenlerden söz edersem: Çok zor durumda olmadıkları müddetçe (ve yapabileceğim bir şeyse) insanların işine karışmamak.  Kendimi ve ailemi küçük düşürücü davranışlarda bulunmamak. 

 Dış etmen: Üniversite sonrası için meslek hayatımda bir B planı yaptım gibi ama gerçekleşmesi mümkün olur mu zaman gösterecek. Dürüst olayım B planımın hayata geçmesini çok isterim, ne olduğu şimdilik bende kalsın 😉

9-Kendinizin beğendiğiniz 5 özelliğiniz nelerdir?

 İyi bir dinleyici olmam, dakikliğim, empati kurabilmem, bilgiye aç olmam, kitapları sevmek.

10-Geçen haftanın en güzel olayı nedir?

 Kendime ait kredi kartı çıkarmam :D Bir de okuldaki derslerimden birinde hocamın beni gülmekten krize sokması (her ne kadar fazla gülen olmasa da :D). Adam tatlı sert biri ama ders anlatımı çok iyi ve rahatlıkla konuşabileceğiniz biri. Umarım seneye de derslerime gelir.

4 Şubat 2018 Pazar

Mim: Sinema ve Ben




 Zamanında Öneri Makinesi yaz müzikleriyle alakalı beni mimlemişti fakat o iş yattı. 😅 Şimdiki mimi kaçırmasam iyi olur.

 Öneri Makinesi sayesinde yeni bir mimle sizlerleyim. Sinema ile fazla aram olmadığı için zor bir mim olacak diyordum fakat sorulara bakınca hepsini cevaplayabileceğimi görmek sevindirdi. Bunlar da benim düşüncelerim:

1. Sinemada izlediğin ilk film?

 Animasyon olduğu kesin ama hangi film inanın bilmiyorum. :D 

2. Film en güzel ...'da/a izlenir.

 Oyumu sinema salonundan yana kullanıyorum. Dediğim gibi pek sinema insanı olmadığım için izlemek istediğim filmi orada izleyemediysem sonra da izlemem. Aklımdan çıkar gider. 

3. Film izlerken olmazsa olmazın var mı? Varsa neler?

 Ramazan ayında değilsek patlamış mısır ve kola olmadan sinemaya girmem. Bir de üstte yazdığım son iki cümleyi de buraya katabiliriz.

Çerezlikler:

a. Tek başına mı, kalabalık mı?

 Daha önce tek başıma sinemaya gitmedim ama bir gün deneyimlemeyi isterim. Bu yüzden şimdilik kalabalık diyorum.

b. Mısır mı, cips mi?

 Sinema salonundaysam mısır. Cips hem mısıra göre daha çok koku yayar hem de yerken daha çok ses çıkarır. Fakat evdeysem hiç fark etmez. 

c. İki boyutlu mu, üç boyutlu mu?

 Hmmm... Ben neden bu soruda zorlandım? :D Karar veremediğim için ikisi de diyorum.

d. AVM sineması mı, sokak sineması mı?

 Keşke sokak sineması deseydim. Maalesef günümüzde çok azaldılar. :( Çocukluğumda gittiğim bir yer vardı. Büyük ihtimal ilk filmim de orada izlemişimdir. Şimdi kapandı tabi. Mecburen tercihim AVM.

e. Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi, yorumları okumak mı?

 Hiçbir zaman fragman izlemeyi sevmedim. Bence fragmanlar filmin büyüsünü tamamen kaçırıyor. Filmi aşırı merak ediyorsam yorumları da okumam. Fakat hiç ilgimi çekmese bile bazı filmlerin yorumlarını okurum. Hatta ben bunu dizilerde de yapıyorum. Arkadaşım bu yüzden bana "ayaklı spoiler" der :D Tabi gidip olanları anlatmıyorum ama ondan önce olacakları bildiğimden keyif kaçırdığım doğrudur. :D

 Benim cevaplar bunlar. Mim yapmak iyi geldi gerçekten, teşekkürler Öneri. :D Benim gibi olmayın, sinemayla kalın. :D


20 Temmuz 2017 Perşembe

Yarıyıl Raporu (Mid-Year Book Freakout: 2017) | Mim



Fotoğraf Periodic Library'den alıntıdır

 Bu sene 2.'sine katılacağım Yarıyıl Raporu'na fikir annesi Periodic Library beni mimlemiş. Kendisine teşekkür ederim 😊 Geçen seneki maddelerin çoğunluğunu Elizabeth Hoyt oluşturuyordu, bu sefer her şeyden seçmece yapmaya çalışacağım umarım başarılı olurum :D Gelelim sorulara:

1)Şu ana kadar okuduğun en güzel kitap?

 Türklerden Zülfü Livaneli / Son Ada. Şimdilerde young adult tarzına göre yazıldığı ve klasiklerden okusam bile bana uymadığı için okuduğum distopik kitap sayısı azdır. Fakat Son Ada gerek bizden çıkma olsun, gerek günümüz sorunlarına güzel göndermeler yapmış olsun gerçekten kalbimde ayrı bir yer edindi. Dili de akıcı ve samimiydi.

 Yabancılardan Paulo Coelho / Şeytan ve Genç Kadın. İyilik-Kötülük kavramlarını farklı bir bakış açısıyla sorgulamaya iten bir kitap. Bunu yaparken de akıcı bir dil kullanılması ayrı güzeldi.

2)Şu ana kadar okuduğun en iyi devam kitabı?

 En son cevapladığım soru. Söz verdim sizlere ama yine tutamadım. Hoyt'u yine abartarak birkaç yere yazdım :D

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi. Anlatmaya başlasam spoilerın dibini bulacağım :D En zararsız cümlem "Düşündüğümden çok farklı bir kitap çıktı." olacaktır.

3)Okumak istediğin ama henüz okuyamadığın yeni çıkan bir kitap?

 Kerrigan Byrne / Hırsız ve Güzel.  Kitap, hasret kaldığım kaliteli bir historical okuyacakmışım gibi bir his oluşturdu.

4)İkinci yarıda çıkmasını çok beklediğiniz bir kitap?

 Saysam bitmez ama Maiden Lane serisinin 6. kitabı daha ağır basıyor. Kısaca Elizabeth Hoyt / Duke of Midnight diyorum. Kim bilir Pegasus kitabın başlığını nasıl bir isimle çevirecek?

5)Sizi hayal kırıklığına uğratan bir kitap?

 İnanır mısınız 2017 kitaplar açısından uğursuz bir şekilde ilerliyor. Beğendiklerim de var fakat beğenmediklerim veya vasat bulduklarım daha fazla. İlle yazmam gerekirse:

 Edebi eser olarak John Steinbeck / Uzun Vadi. Günlük yaşamla ilgili oldukça çarpıcı sonlar yazar kendisi. Herhalde hikayelerinde de bunu beklediğim için hayal kırıklığına uğradım. 1-2 hikayesi dışında anlattıkları kendisi için bile çok sıradan geldi.

 Oku geç olarak ise Julia Quinn / Dudaklarımda Şarkısın. Orijinal dilinde okumuştum. Hugh- Sarah ikilisi, Julia'nın yazmış olduğu en saçma çift olabilir. Gerçi aralarındaki aşkın gelişimi güzel anlatılmıştı fakat olay örgüsü de bir tuhaftı.

6)Sizi şaşırtan bir kitap?

 Halide Edip Adıvar / Vurun Kahpeye. Hala okumayanlar olabilir diye nedenini söylemeyeceğim, spoilera kaçıyor. 

7)Favori yeni yazarınız?

 Favorim diyebileceklerim var fakat onların sadece 1 kitabını okuduğumdan -onlar Zülfü Livaneli, Halide Edip Adıvar- maalesef  kendilerini yazamıyorum. Bir yazara favorim diyebilmem için 2-3 kitabını okumalıyım. 

8)En yeni kurgusal aşkınız?

 Jane Eyre - Bay Rochester

9)En yeni favori karakteriniz?

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi = Apollo. Daha ortada fol yok yumurta yok, yani karakterin iç dünyası hakkında bilgi yok fakat ilk görüşte tutuldum :D

10)Sizi ağlatan bir kitap?

 Elizabeth Hoyt / İntikam Maskesi. Aslında ağlatan bir kitap değildi fakat Godric'i sevdiğimden dolayı biraz onun için biraz da Artemis / Apollo arasındaki kardeş sevgisi için ağlamış olabilirim :D

11)Sizi mutlu eden bir kitap?

 Emma Chase / Evli Barklı. Final kitabı fakat komedisi tam gaz devam :D Özellikle Steve'in limuzin sahnesine ayrı bir parantez açılmalı 😂 

12)En beğendiğiniz kitaptan uyarlanan film?

 Pas geçiyorum.

13)Bu yıl yazdığınız favori kitap yorumu?

 Farklı cevap vereceğim demiştim o yüzden Brenda Joyce / Oyun diyorum. Yoksa bu şıkkı da Hoyt diye doldururdum fakat o yorum aşırı spoiler içeriyor ve her maddeye yazmayacağım dedim :D

Brenda Joyce/Oyun

14)Bu yıl satın aldığınız en güzel kitap?

 Okumadıklarımı sayabilir miyim acaba? Çünkü cevabımı Kadıköy Kitap Günleri'nden aldığım tüm kitaplar demek istiyorum :D 

15)Yıl sonuna kadar neleri okumak istiyorsun?

 Elimdeki kitaplar ömrüm yettiğince öyle ya da böyle okunacak. PDF olarak bulduğum favori historical yazarlarımın hepsinin orijinal dilinden 1 kitabını okumak isterim. Yayın evlerinin bizi ne kadar umursadıkları malum :/

 İsteyen herkesi mimliyorum 😊

16 Temmuz 2017 Pazar

Mim - Elimin Gitmediği Kitaplar


 İçi dışı bir olan sevgili Öneri Makinesi beni mimlemişti, teşekkür ederim :) (Çaktırmayın, beni mimliyorsun diye ona zorluk çıkarmış olabilirim :D) 

 Mim için kitapları alalı 1 seneyi doldurmuş kitapları seçtim. Baktığımda biraz fazla kitap vardı fakat Yaz Okuma Şenliği ve Yarıyıl Reading Challenge sayesinde onları büyük oranda indirmiş bulunuyorum. Şu an için elimin gitmediği kitaplar bunlarla sınırlı:



 Ateşten Gömlek, Tekinsiz Hikayeler kitaplarını 2015 Tüyap'ında almıştım, kışın okurum dediğim kitaplardı. Kısmetse sonbahara kaldı kitaplar.

 Eskici ve Oğulları, Kıyamet Gösterisi kitaplarını 2016 CNR Fuarı'ında almıştım. Gördüğünüz gibi onlar da kaldı :D

 Savaş Makineleri ise arkadaşımın doğum günü hediyesiydi. Kendisi henüz okuyamadığım tek DW kitabı.

 Elimin gitmediği 5 kitap olması iyidir iyi :D Hala yapamayanları mimliyorum :)