3 Aralık 2019 Salı

Kış Okuma Şenliği 2020


 Yine bir şenlik, yine beni kaplayan bir heyecan! Bu şenlik için daha da heveslendim çünkü liste tam istediğim tarzda olmuş. Maddeleri doldurmak oldukça eğlenceliydi, umarım aynısını okuduklarım için de söyleyebilirim. 

1.Kategori (10 puan):  İsminde KIŞ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların KIŞ mevsiminde geçtiği bir kitap. 

Kaygılarımızın Kışı--John Steinbeck

2.Kategori (10 puan): Adında ya da konusunda AŞK kelimesi geçen bir kitap.

Aşkta ve Savaşta--Susan Wiggs

3.Kategori (10 puan):  Aziz Nesin veya Salman Rushdie 'dan bir kitap.

Zübük--Aziz Nesin

4.Kategori (10 puan): Edgar Allan Poe'dan bir kitap ya da onu anlatan bir kitap.

Kuyu ve Sarkaç--Edgar Allan Poe

5.Kategori (10 puan): Komedi türünde bir kitap ya da bir Şiir Kitabı.

Overruled--Emma Chase

6.Kategori (10 puan): Türk / Dünya Klasiklerinden bir kitap.

Kadınların Cenneti--Emile Zola

7.Kategori (10 puan): Yeniyıl/Yılbaşı temalı ya da olayların o zamanda geçtiği bir kitap.

A Match Made in Mistletoe--Anna Cambell

8.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.

9.Kategori (10 puan): İzlediğiniz bir Film'de ya da Dizi'de gördüğünüz bir kitap.

Kolera Günlerinde Aşk--Gabriel Garcia Marquez

10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengi Turuncu olan iki kitap.

Güneşin Altın Elmaları--Ray Bradbury
Kızıl Kahkaha--Leonid Andrevey
11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Bir İngiliz bir Japon yazar tarafından yazılmış birer kitap.

Profesör ve Hizmetçi--Yoko Ogowa
Yokyer--Neil Gaiman
12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Bir İspanyol bir İtalyan yazar tarafından yazılmış birer kitap.
Saplantı--Javier Cercas
Ufuk Çizgisi--Antonio Tabucchi

13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Baş harfleri Alfabeye göre sıralanan 4 kitap.

Entipüften Bşr Adam--Anton Çehov
Fırtına--Linda Howard
Gizemli Sevgili--Elizabeth Hoyt
Hırçın--Aşkın Nur Karataş
14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap.

Kadın Yazarlardan Romantik Kitaplar

Bir Öpücükle Başladı Her Şey--Susanne Enoch
Hayat Öpücüğü--Mary Blayney
Sen Olmadan Asla--Susan Wiggs
Sen Yokken--Güneş Demirel

2 Aralık 2019 Pazartesi

38. Tüyap Kitap Fuarı


 Artist Sanat Fuarı'ndan sonra asıl durağım olan Kitap Fuarı'na geçişimi yaptım. Öncekinin sakinliğinden sonra kitap fuarı saniyesinde fazla curcunalı geldi gözüme. 😀 Gerçeği söyleyeyim, sadece iki durumu anlatmaya değer buluyorum.

 İlki bu sene %100 zamla gelen bilet fiyatı. Geçen sene giriş ücreti olarak 5 tl verirken, bu sene 10 tl vermek bir yandan çok acı, bir yandan "hmm, o kadar da fena değilmiş" dedirten cinstendi. Kötü, çünkü fiyatı bu kadar arttırmak bildiğiniz fırsatçılık. "Her şeye zam gelmiş, neden bunu giriş ücretlerine de yansıtmayalım?" diye düşündüklerinden eminim. Zaten yayın evlerinden istenilen indirimleri de bu fırsatçılıktan dolayı göremiyoruz bir türlü. Abartı derecede verilen stant kurma paraları, bizden çıkan paralar, giriş ücreti derken insanlar haklı olarak buraya gitmeye değmez diyorlar. Öğrenci kartım olduğu için ben ücretsiz girmiştim.

 Bencilce olduğunu kabul ediyorum ama ben iyi bir yönünü de gördüm. Giriş ücreti sayesinde bu seneki Tüyap katılım oranı oldukça düşmüş. Düzgün bir fiyat koymazlarsa olacağı bu olur. Tüyap'ın son 2 günü aşırı kalabalık olur, biliyorsunuz. Bu sene o kalabalık bildiğiniz hafta içi kalabalığı görünümündeydi. Sadece test kitaplarının satıldığı bölüm yoğundu, diğer stantlar önceki senelere göre oldukça sakindi. 

 Daha önce de söylediğim gibi çarşamba ve cumartesi gittim. Çarşamba akşam 4 gibi çıkış yapmıştım ve insanları ezmeden rahatça çıkmak çok güzel bir histi. Bir de sanırım Tüyap'ın bulunduğu yere 2. köprü yapmışlar. Görevliler, çıkış için her zaman kullandığımız köprü yerine yeni köprüye yönlendiriyorlardı. İlk köprüyü rahatlatmalarına çok sevindim diyebilirim.



 Şimdi de aldıklarım hakkında bazı şeyler söylemek istiyorum.

 Bir yayın evi hariç indirimler her zamanki Tüyap indirimiydi. Harici tuttuğum yayın evi hakkında şunu söyleyebilirim: En çok satanlarına ve yeni çıkanlarına %40, en çok satanların setlerine %50 indirim yapmışlar. Ayrıca bazı kitapları 15 tl'ye, ciltli olanların bir kısmını da 20 tl'ye satıyorlardı. 

 Son olarak ellerinde kalan yazarlar için güzel setler oluşturmuşlar. Atıyorum, A yazarının 3 kitabını çıkarmışlarsa 30 tl'ye, D yazarının 10 kitabı çıkmışsa 100 tl'ye satıyorlardı. Yani bunların tanesi 10 tl'ye geliyordu. Peki bu yayın evi hangisi diye soracak olursanız, şaşırmaya hazırlanın. Çünkü aradan geçen 1 aya rağmen hala rüya hissi veriyor. İşte o yayın evi:


  Evet, ben de şoklardayım. Kendisini öveceğim günleri göreceğimi söyleseniz inanmazdım fakat bir fangirl gibi bütün iltifatları sıralamak istiyorum. Senelerce sayıp sövdüğüm yayın evi uzun bir aradan sonra makul fiyatlarla okuyucusunun yüzünü güldürdü. İnanın buna ne sebep verdi hiç bilmiyorum. Ya başlarındaki kişi değişti ve fiyatları bir fuarda olması gereken fiyatlara çekti ya da insafa gelmeye karar verdiler. 

 Diğer güzel bir kısım da yıllar sonra Pegasus'un çıkış tarihleri eski olsa da bir fuara tarihi aşk romanlarını getirmesi oldu. Bu bile onlara sempati duymama yetti. Umuyorum ki ellerindeki setleri birçok kişiye satmışlardır, belki beklediğimiz yazarlara devam ederler. Bunu sadece tarihi aşk için söylemiyorum; gerilim, polisiye, genç yetişkin tarzda yazan yazarlarının her birine 2 paragraf önce bahsettiğim setleri hazırlamışlardı.

 Böylece yıllar sonra Pegasus'tan kitaplar almış oldum ve itiraf edeyim, birkaç set daha almak isterdim ama kısmet CNR'a diyorum. Umarım aynısını o fuarda da görürüm.

 Pegasus ile ilgili bahsetmek istediğim bir şey daha var. Bilinen şeylerden biri yayın evleri, kitap basmak için gereken kağıt parasını pahalılıktan dolayı eskisi gibi karşılayamıyorlar. Anlaşılan bu durum Pegasus'u da ciddi anlamda zorlamaya başlamış. Bu seneye kadar Pegasus, Tüyap için 20 küsür kitap çıkarırdı ve reklamlarına açılıştan 2 hafta öncesinden başlardı. Bu sene sadece 3 yeni kitap bastılar ve bunları açılıştan önceki gün duyurdular. Pahalılığına rağmen Pegasus da bu duruma düştüyse yayın evleri açısından ciddi bir kriz olduğunu söylemek yanlış olmaz.



 Gelelim benim için önemli olan diğer yayın evine. İthaki'ye olan ilgim geçen seneden başladı diyebilirim. Bilim kurgu klasikleri serisinden sonra bu sene oldukça güzel kitaplar çıkardılar. Listeme bakınca 30 kadar kitabını alacaklar listeme eklemişim. Ama hiçbirini almadım. Çünkü bir Adanalının dediği gibi "Aldıklarım için pişman değilim ama aklım almadıklarımda" durumunu yaşayacaktım. 😀 Pegasus'un şahane indirimi olmasaydı mutlaka alacaklarımın bir kısmını alırdım. İndirimlerini bilmiyorum ama onlar da bazı yazarları için set yapıp satıyorlardı. Örneğin Asimov'un Vakıf ve Galaktik İmparatorluk Serileri; Neil Gaiman'nın Sandman ve şu ana kadar çıkan kitapları için oluşturdukları setler mevcuttu. Sadece o setlerin fiyatlarını görebildim ama fiyatlarını hatırlamıyorum. Bir de İş Bankası'ndan almak istediklerim mevcuttu ama kendi yayın evlerinden birine gidip alsam fuar indirimiyle aynı fiyata denk geleceği için onu da es geçtim.


 Bunlar da benim fuar ganimetlerim. Susan Wiggs ve Susanne Enoch set indiriminde bulunan yazarlardandı. 30+30=60 tl ödedim. Bir de Hoyt'un son kitabını aldım, ne mutlu ki onu da set indirimine koymuşlardı. Fakat elimde sadece son kitap yoktu, onu da 15 tl'ye aldım. Yani Pegasus'tan 75 tl'lik harcama yaptım.

 Hac ve Dostlarım Aşklarım kitaplarını sahaftan 20 tl'ye aldım. Entipüften Bir Adam'ı cumartesi gidişimde 14.25 tl'ye almıştım. Hazır Everest Yayınları'na gelmişken bir şey daha anlatayım. Araştırmadığım için bilmiyorum ama ne zaman bir fuara gitsem gün fark etmeksizin Işık Öğütçü de fuarda bulunuyor. Babasının kitapları için orada bulunduğunu biliyorum ama bunun haricinde Everest'te çalışıyor mu diye merak ettim. Yanlış anlaşılmasın ilgimi çektiği için paylaşmak istedim sadece.

 Sonuç olarak, iyisiyle kötüsüyle bir fuarı daha geride bıraktım. Umarım CNR da buna yakın güzellikte geçer. 😊

1 Aralık 2019 Pazar

29. Artist İstanbul Tüyap Sanat Fuarı



 Çok geç gelen bir yazıdan herkese merhaba😀. Biliyorsunuz 2-10 Kasım arasında Tüyap Kitap Fuarı 38. kez kapılarını açmıştı. Senelik fuar gezimi yapmadan durabilir miydim? Mümkün değil! Bu seneki fuara çarşamba ve cumartesi olmak üzere iki kez gittim. Günlere ayırarak neler yaptığımı anlatmak istiyorum.

Çarşamba günü tek başıma gittim ve ilk kez Kitap Fuarı ile beraber açılan Sanat Fuarı'nı ziyaret ettim. Bunca sene gitmediğim için fazlasıyla pişmanlık duydum. Hayranlığımı kelimelere döksem yetmez. Bizim ressamlarda gerçekten çok büyük cevherler varmış. Fakat bu değerlerin günümüzde kıymetinin hala bilinmemesi bizim ayıbımız. Fotoğrafını çektiğim bazı eserleri sizinle de paylaşmak isterim. (Yalnız çekim yapmasını öğrenememiş biri olarak fotoğraflarda birçok yamukluk mevcuttur, bunun için özür dilerim.) 

























30 Kasım 2019 Cumartesi

Güz Okuma Şenliği 2019 Sonucum

  Bu şenlik de olmasa kitaplığımdaki kitaplar o köşede durmaya devam edecekler. Uzun zaman sonra katılmış olduğum şenlik benim açımdan çok güzel geçti. 14 madde içinde 12 maddeyi doldurup sadece 1 tanesini tamamlamadım. Bir de bazı maddelerdeki kitapları başkalarıyla değiştirmiş olabilirim 😀. Bunlar da benim okuduklarım:

1.Kategori (10 puan):  İsminde GÜZ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen/olayların Güz'de geçtiği bir kitap. 

Lady Fortune--Anne Stuart/287 sayfa

2.Kategori (10 puan): Adında Cadde / Sokak / Çıkmaz / Apartman / Mahalle kelimelerinden biri geçen bir kitap. 

Dublin Caddesi--Samantha Young/364 sayfa

3.Kategori (10 puan):  Adında Pencere / Kapı / Duvar / Yer kelimelerinden biri geçen bir kitap. 

Pencereme Aşk Kondu--LaVyrle Spencer/552 sayfa

4.Kategori (10 puan): Beyazperdeye aktarılmış DİZİ/FİLM olmuş bir kitap. (OKUMADIM) 

Gazap Üzümleri--John Steinbeck

5.Kategori (10 puan): Ziya Gökalp yada Halikarnas Balıkçısı'ndan bir kitap. 

Çiçeklerin Düğünü--Halikarnas Balıkçısı/160 sayfa

6.Kategori (10 puan): Oscar Wilde yada Italo Calvino'dan bir kitap. 

Bütün Masallar Bütün Öyküler--Oscar Wilde/257 sayfa

7.Kategori (10 puan): Kitabın isminde -mek -mak eki almış bir kelime geçen bir kitap. 

Bülbülü Öldürmek--Harper Lee/272 sayfa

10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Adında Öğretmenlik ile ilgili kelime olan yada yazarı Öğretmen olan iki kitap. 

Tepki--Stephen King/400 sayfa
Aşka Tutsak--Jennifer Royce/520 sayfa

11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengi  GRİ / MAVİ olan iki kitap. 

Aşktan Kaçış--Jennifer Royce/480 sayfa (Bitmeyen Savaş--Joe Halderman kitabının yerine koydum)
Demir Ökçe--Jack London/312 sayfa

12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Şimdiye kadar HİÇ kitabını okumadığınız iki KADIN yazardan birer kitap. 

Tehlikeli Güzellik--Sophia Nash/440 sayfa
Yoksun--Lemariz Müjde Albayrak/496 sayfa

13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): İsimlerinin baş harfleri Alfabetik olarak sıralanmış dört kitap. 

Cennetin Ateşi--Gaelen Foley/406 sayfa
Çocuk Yasası--Ian McEwan/152 sayfa
Daisy Miller--Henry James/112 sayfa
Eugênie Grandet--Honorê De Balzac/208 sayfa

14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap. 

Kitaplığımda ve PDF Olarak Bekleyen Kitaplar 

Aşk Tuzağı--Linda Howard/392 sayfa (Buz Çarkı--Stephen Baxter kitabının yerine koydum)
Hiç Umudum Yokken--Julie Garwood/512 sayfa
Keşke Beni Görebilseydin--Cecelia Ahern/336 sayfa
Olağanüstü Bir Gece Stephen Zweig/80 sayfa

Okuduğum Kitap Sayısı: 20 kitap= 200 puan
Sayfa Sayısı: 6258 sayfa= 62 puan
10.-14. Kategoriler arasını Tamamladığım İçin: 140 puan 
Toplam: 402 puan ile Şenliği sonlandırmış bulunuyorum.
 
 Umarım Kış Şenliği'nde de aynı performansı gösteririm. 

9 Ekim 2019 Çarşamba

Asil Aşk - Yorum



Skandallarıyla ünlü Prens Henry, hiç beklemediği bir anda, kral adayı olmanın sorumluluğuyla yüzleşir. Abisi Nicholas’ın aşkı için tahttan vazgeçmesi, onu veliaht haline getirmiştir ama Henry buna hiç de hazır değildir. Onun ilgi alanına kral olmaktan çok partiler, kadınlar ve seks girmektedir...
Kraliçe Lenora ise bu duruma bir son vermeye kararlıdır. Çareyi, tek başına kalıp kendini toplayabilmesi için torununu kısa bir tatile göndermekte bulur. Ancak Henry’nin Amerikalı bir televizyon yapımcısıyla yaptığı anlaşma, Kraliçe’nin fazla iyimser olduğunun kanıtı gibidir.
Henry’nin altına imza atmayı düşündüğü yeni bir skandal vardır:
Mükemmel Çift programının Kraliyet Ailesi versiyonu…
Prens tarafından seçilmek için çırpınan yirmi genç, güzel, asil kadın... Ve elbette eğlence, seks, çılgınlık...
Oysa Henry’nin hesaba katmadığı biri vardır: Sarah Mirabelle Zinnia Von Titebottum
******************
 SPOILER İÇERİR!!!!
 Kitap Emma'dan beklenmeyecek biçimde tam bir hayal kırıklığıydı. Serinin ilk kitabında Sarah'ı görünce "Lütfen bu eziğe kitap yazmamış olsun. Yazmışsa da lütfen Harry ile çift yapmasın." dedim. Tabiki de dediğim tutmadı -_- Zaten iki karaktere de hiç sempati duymamıştım. Bu kitapla birlikte kendilerini okuyucuya ne kadar salak olduklarını güzelce tescillediler.

 Bir kere konudan kaybediyor. Prensin teki eğlence olsun diye saçma sapan bir reality şov için sözleşme imzalayıp 12 kızın peşinde koşuyor. Ama bula bula en ezik kızı kendi prensesi yapıyor. Hoş, ezik prensesimiz şovun kamera çekimleriyle uğraşıyor, yine de bu konudaki bir kitap daha baştan okunmaya değer değilim diye bağırıyor.

 Gelelim ezik prenses Sarah'a. Yeminle okuduğum en ezik karakterdi. Bunun yanına aptal tripler, saçma çocuksu hareketler de eklenince hiç çekilmeyecek bir karakter karşımıza çıkıyor. Çevresinde sürekli melankoli takılıyor ve kitapkurdu diye bize yedirilmeye çalışılan bu arkadaş teyzesinin (büyük anne de olabilir) ona miras bıraktığı 2-3 kitaptan başka hiçbir şey okumuyor. Ayrıca yaptığı her salak davranışta nedense fatura başkasına kesiliyor ve kendisi sütten çıkmış ak kaşık olmaya devam ediyor.

 Örneğin içten içe Harry'nin yarışmadaki kızlara ilgi göstermediğini bildiği halde çocuğun yüzüne sürekli "Ben seni onlarla görmek istemiyorum. Ne olacağı umurumda değil ayrılacaksın o yarışmadan. ÜHÜ ÜHÜ ÜHÜ" tripleri kendisini tam sopalık yapıyor. Bir de "acılı bir geçmişi" var bu kızın. Başka yazar olsa bunu çok güzel işleyecekken Emma oluşturduğu başarısız karakterin yanında bir de bunu kötü işleyince kendisi tam bir nefretlik karaktere dönüşüyor.

 Harry de ayrı salaktı. Aynı kardeşi gibi kendisinde prens olduğunu kanıtlayacak hiçbir özelliği yoktu. Tek bildiği gününü boş geçirmek ve bel altı sohbetler etmektir.

 Ayrıca ilk kitaptaki hızlı zaman geçişleri sorunu bunda da mevcuttu. Çifti beğenmeyince, saçma da olsa hadi "Bachlelor" çakması yarışmada yaşananlardan keyif almak istiyorsun. Ama o da ne? Bunla ilgili hiçbir şey yok. "Sadece 12 kız bir anda 4'e, sonra da 2'ye indi."

 Kısacası Royally Matched, iki gereksiz karakterin 276 sayfayı boş boş geçirdiği bir kitap diyebiliriz. (276 diyorum çünkü kitap bizde çıkmadan önce orijinal dilinde okumuştum ve 28 tl'mi kurtardığım için çok mutluyum.)
Puanım: 1/10