2 Eylül 2020 Çarşamba

Güz Okuma Şenliği 2020

 

 Herkese merhabalar. Bir yaz dönemini daha geride bırakmak üzereyiz. Bazılarımız kendi önlemlerini alarak tatile çıktı, bazılarımız ise benim gibi günlerini çoğunlukla evde geçirdi.Üç aylık süre zarfı boyunca ailemle beraber evimin tadilatıyla uğraştık. Odalara badanalar yapıldı, banyomuzun eşyalarını değiştirdik. Şimdi de salonun koltuklarını yeniletiyoruz. Umarım yaz sizin için de bir şekilde güzel geçmiştir. Korona günlerini geride bıraktığımız zamanları da görürüz inşallah.

 Ev işlerini hallederken kitap okumayı da ihmal etmedim. İyi haber, Yaz Şenliği için doldurmuş olduğum maddeleri tamamladım. Kötü haberse bununla sınırlı kaldım, yani şenlik kitapları hariç başka kitap okumadım. Yazımı 18 kitapla geçirdim. Sonbaharda umuyorum ki seçtiklerim haricinde başka kitaplar da okuyabilirim.

 Yalnız ben ufak bir hile yapmak istiyorum. Şenlik kitaplarımın çoğunu favori türümden yani tarihi aşk kitaplarından ve İngilizce olarak seçtim. Fakat maddelere uymasına kesinlikle dikkat ettim. Uygunluğundan emin olmadığınız kitap olursa bana yazın, açıklamam yeterli gelmezse başka kitap seçerim.😊 O zaman listeme geçiyorum:

1.Kategori (10 puan): İsminde "GÜZ" mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen/olayların "GÜZ"de geçtiği bir kitap.

 Three Nights With A Scoundrel--Tessa Dare/338 sayfa

2.Kategori (10 puan): Adında ya da konusunda "kitap" veya "kitapla" ilgili bir konu geçen bir kitap.

A Measure Of Deceit--Jess Michaels/266 sayfa

3.Kategori (10 puan): Hz. Muhammed ile ilgili bir kitap.

4.Kategori (10 puan): Fantastik türde bir kitap.

Breath Of Magic--Teresa Medeiros/347 sayfa

5.Kategori (10 puan): H G Wells'den veya Sait Faik Abasıyanık'tan bir kitap.

6.Kategori (10 puan) Adalet Ağaoğlu'ndan veya Ursula K Le Guin'den bir kitap.

7.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bir kitap.

8.Kategori (her biri 10 puan, ekstra 30 puan): Aynı harfle başlayan üç kitap ya da bir yazardan üç kitap.

Jennifer Haymore/Tristan Family Triogy

A Hint Of Wicked--Jennifer Haymore/344 sayfa
A Touch Of Scandal--Jennifer Haymore/375 sayfa
A Season Of Seduction--Jennifer Haymore/334 sayfa

9.Kategori (her biri 10 puan, ekstra 30 puan): Kapağındaki baskın rengi Sarı/Turuncu/Kırmızı olan birer kitap.

Kırmızı: The Duke I Once Knew--Olivia Drake/317 sayfa
Sarı: Into The Flame--Christina Dodd/309 sayfa
Turuncu: Surrender--Amanda Quick/407 sayfa

10.Kategori (her biri 10 puan, ekstra 30 puan): Adında "meyve/sebze" , "hayvan" , "çiçek"  olan birer kitap.

Meyve/Sebze: Gazap Üzümleri--John Steinbeck/560 sayfa
Hayvan: Maymunlar Gezegeni--Pierre Boulle/176 sayfa
Çiçek: The Orchid Hunter--Jill Marie Landis/342 sayfa

11.Kategori (her biri 10 puan, ekstra 30 puan): Adının baş harfleri "G,Ü,Z" olan birer kitap.

G: Gönül Kaçanı Kovalar--Carly Phillips/279 sayfa
Ü: Üç Ölüm--Tolstoy/191 sayfa
Z: Zehiri Kim Verdi--Agatha Christie/189 sayfa

12.Kategori (her biri 10 puan, ekstra 30 puan): Sayfa sayısı "100,200,300"e kadar olan birer kitap.

100'e kadar: Canavar--Stephen Crane/76 sayfa
200'e kadar: The Earl She Left Behind--Anna St Claire/145 sayfa
300'e kadar: Devil In My Bed--Celeste Bradley/263 sayfa

27 Ağustos 2020 Perşembe

Yaz Okuma Şenliği 2020 Sonucum

 


1.Kategori (10 puan): İsminde "YAZ" mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların "YAZ" mevsiminde geçtiği bir kitap.

Yine Falda Sen Çıktın--Kathryn Smith/320 sayfa

2.Kategori (10 puan): Kapağında/adında/konusunda "Erkek/Adam/Baba" olan bir kitap.

Touch of Darkness--Christina Dodd/270 sayfa

6.Kategori (10 puan) Hasan Ali Yücel Klasikleri'nden bir kitap.

Ev Sahibesi--Fyodor Mihayloviç Dostoyevski/168 sayfa

8.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir "üçleme" veya daha uzun bir serinin "üç" kitabı.

Rakes of Cavendish Square Serisi

The Bedding Proposal--Tracy Anne Warren/363 sayfa
Happily Bedded Bliss--Tracy Anne Warren/354 sayfa
Bedchamber Games--Tracy Anne Warren/288 sayfa


9.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Thomas Mann, Franz Kafka, Alexandre Dumas yazarlarından birer kitap.

Açlık Sanatçısı--Franz Kafka/69 sayfa
Binbir Hayalet--Alexandre Dumas/208 sayfa
Venedik'te Ölüm--Thomas Mann/104 sayfa

10.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir Fransız, bir Rus, bir Alman tarafından yazılmış birer kitap.

Dilek Şurubu--Michael Ende/200 sayfa
Gezgin Satıcı--Guy de Maupassant/160 sayfa
İnsan Neyle Yaşar--Lev Nikolayeviç Tolstoy/96 sayfa

11.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adının baş harfleri "Y,A,Z" ile başlayan üç kitap.

Yours Until Dawn--Teresa Medeiros/274 sayfa
Ateşli--Aşkın Nur Karataş/512 sayfa
Zacharius Usta--Jules Verne/56 sayfa

12.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun üç kitap.

Üç Yazardan Historical Kitaplar

A Dark and Stormy Knight--Kerrigan Byrne/257 sayfa
Beyond The Night--Maya Banks/315 sayfa
Twice Temped by A Rouge--Tessa Dare/394 sayfa

Okuduğum Kitap Sayısı: 18 kitap = 180 puan
Sayfa Sayısı: 4312 sayfa = 43 puan
8. 9. 10. 11. 12. Kategorileri Tamamladığım İçin: 150 puan
Toplam: 373 puan ile Şenliği sonlandırmış bulunuyorum.

2 Haziran 2020 Salı

Yaz Okuma Şenliği 2020



 Bir kez daha bir şenliğe girmiş bulunuyoruz. Listemi hazırlamış olsam da belirlediğim hedefi bitiremeyebilirim. Şu anda deli gibi historical okumayı özledim. Listeme sevdiğim türü eklemiş olsam da "daha fazlasını istiyorum" krizine girip listemi boşlarsam hiç şaşırmayacağım. 😂 

1.Kategori (10 puan): İsminde "YAZ" mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların "YAZ" mevsiminde geçtiği bir kitap.

Yine Falda Sen Çıktın--Kathryn Smith/320 sayfa

2.Kategori (10 puan): Kapağında/adında/konusunda "Erkek/Adam/Baba" olan bir kitap.


Touch of Darkness--Christina Dodd/270 sayfa

3.Kategori (10 puan): İbn-i Sina'yı anlatan veya İbn-i Sina'nın yazdığı bir kitap.

4.Kategori (10 puan): Can Çocuk Yayınları'ndan bir kitap.

5.Kategori (10 puan): Türk klasiklerinden bir kitap.

6.Kategori (10 puan) Hasan Ali Yücel Klasikleri'nden bir kitap.


Ev Sahibesi--Fyodor Mihayloviç Dostoyevski/168 sayfa

7.Kategori (10 puan) Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.

8.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir "üçleme" veya daha uzun bir serinin "üç" kitabı.


Rakes of Cavendish Square Serisi

The Bedding Proposal--Tracy Anne Warren/363 sayfa
Happily Bedded Bliss--Tracy Anne Warren/354 sayfa
Bedchamber Games--Tracy Anne Warren/288 sayfa

9.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Thomas Mann, Franz Kafka, Alexandre Dumas yazarlarından birer kitap.


Açlık Sanatçısı--Franz Kafka/69 sayfa
Binbir Hayalet--Alexandre Dumas/208 sayfa
Venedik'te Ölüm--Thomas Mann/104 sayfa

10.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir Fransız, bir Rus, bir Alman tarafından yazılmış birer kitap.


Dilek Şurubu--Michael Ende/200 sayfa
Gezgin Satıcı--Guy de Maupassant/160 sayfa
İnsan Neyle Yaşar--Lev Nikolayeviç Tolstoy/96 sayfa

11.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adının baş harfleri "Y,A,Z" ile başlayan üç kitap.


Yours Until Dawn--Teresa Medeiros/274 sayfa
Ateşli--Aşkın Nur Karataş/512 sayfa
Zacharius Usta--Jules Verne/56 sayfa

12.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun üç kitap.


Üç Yazardan Historical Kitaplar

A Dark and Stormy Knight--Kerrigan Byrne/257 sayfa
Beyond The Night--Maya Banks/315 sayfa
Twice Temped by A Rouge--Tessa Dare/394 sayfa

31 Mayıs 2020 Pazar

Bahar Okuma Şenliği 2020 Sonucum


1.Kategori (10 puan): İsminde "bahar" mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların "bahar" mevsiminde geçtiği bir kitap


Aşk Seninle Güzel--Susanne Enoch/384 sayfa

2.Kategori (10 puan): Kapağında/adında/konusunda "kadın" olan bir kitap


Hep Seni Bekledim--Susanne Enoch/416 sayfa

7.Kategori (10 puan): Bir şarkı adıyla aynı isme sahip olan bir kitap


Yalancı--Aşkın Nur Karataş/480 sayfa

10.Kategori (10 puan): Polisiye türünde bir kitap


Yabancı--Stephen King/544 sayfa

11.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağında baskın rengi "pembe" olan iki kitap


Bir Mars Destanı--Stanley G Weinbaum/232 sayfa
One Dance With A Duke--Tessa Dare/359 sayfa

12.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Adında "Zıt" kelime olan iki kitap


Hayaller Gerçek Olsa--Nora Roberts/167 sayfa
Yanlış Zaman Doğru İnsan--Linda Howard/488 sayfa

13.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Bir İrlandalı ve bir Fransız tarafından yazılmış iki kitap


Carmilla--Sheridan Le Fanu/128 sayfa
Dostlarım Aşklarım--Marc Levy/288 sayfa

14.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Baş harfleri alfabeye göre sıralanmış dört kitap


Ölümcül Hata--Linda Howard/344 sayfa
Profesör ve Hizmetçi--Yoko Ogawa/200 sayfa
Sessiz Savaşçı--Michelle Willingham/222 sayfa

15.Kategori (Her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap


"Y" harfi ile başlayan dört kitap


Yahuda İskariot--Leonid Andrewey/88 sayfa
Yakın ve Tehlikeli--Linda Howard/324 sayfa
Yıkıma Giden Adam--Alfred Bester/296 sayfa
Yıldız Tozu-- Neil Gaiman/273 sayfa

Okuduğum Kitap Sayısı: 17 kitap = 170 puan
Sayfa Sayısı: 5233 sayfa = 52 puan
11. 12. 13. 15. Kategorileri Tamamladığım İçin: 100 puan
Toplam: 322 puan ile Şenliği sonlandırmış bulunuyorum.

30 Mayıs 2020 Cumartesi

Lady Gaga - Chromatica / Albüm İncelemesi



 Çok şükür Gaga hanımefendi yeni albümünü bizlere teşrif etti. Malum, albüm öncesi aldığı salak bir karar yüzünden şarkıların sızmasına ramak kalmıştı. Salak kararı da şuydu; normalde 10 Nisan'da çıkacak albümü "Korona" dolayısı ile 29 Mayıs'a yani bugüne ertelemişti. Neyse ki Amerika'nın yerel saatine göre değil de her ülkenin kendine ait gece yarısına göre albümü yayınladı da bolca dinleme fırsatı bulduktan sonra yorum yapabileceğim.

 Biliyorsunuz geçen hafta ben bu kadın için baya ağır laflar etmiştim. Ve sizlere de şu ana kadar çıkan şarkılara bakarak, albüm eleştirimin çok sert olacağını söylemiştim. Ki Gaga sağ olsun beni sizlere karşı haksız çıkarmadı. Hazırsanız başlayalım: 

 Alice: Beni içine pek çekmedi ama şarkıda boş sözler yerine daha anlamlı cümleler var. Yani Gaga'nın eski şarkıları gibi ama daha basit düzeyde.

 Stupid Love: Bad Romance hariç bir kez daha Gaga'nın ilk şarkı seçmedeki beceriksizliğine şahit oluyoruz. Her yönüyle kötü bir şarkı. Sadece 2 kez dinledim. Biri klibi çıktığı zaman, diğeri de belki haksızlık ettim düşüncesi ile albümle beraber dinledim. Sonuç: Cıks, hiç olmamış. 

 Rain On Me: Poker Face hariç bu kadının 2. şarkılarının da kötü seçimler olduğunu unutmamak lazım. Şu yazıda zaten ne kadar kötü olduğunu yazmıştım: Bir Kariyerin Sonuna Geldik Ama 1-2 ekleme yapacağım. Spotify'de şarkıcı engelleyebiliyoruz ama şarkı engelleme yok diye üzülüyordum. Sanırım bu özelliğe artık sahibiz. En azından benim telefona yeni geldi. Bu güzel uygulamayı da tabi ki ilk olarak bu şarkıya ve Stupid Love'a uygulamış bulunmaktayım. 😁 Bir de bu klibin bana neyi çağrıştırdığını size göstermeyi unutmuşum. İşte Gaga'nın şarkı için esinlendiği video: Özellikle 1.24-1.35 arasına dikkat.😂 Gerçi klibi düşününce bu şovun açılış müziği de artık aklıma gelecek sürekli.😛



 Free Woman: İtiraf zamanı. Bu şarkının sızdığını söyledikleri an internette arayıp buldum ve yaptığımdan pişman değilim. Karşıma Stupid Love faciasıyla gelip albümde Ariana ve Blackpink ile çalıştım dersen (gerçi şarkı listesini de senden duyacağımıza sızıntı olarak gördük) benim umutlar suya düşer ve ne kadar kötü bir işe bulaştığını görmek için sızan her şeyi duymak isterim tabi.

 Feminist şarkı olarak en son Beyonce'un Run the World'unu severek dinlemiştim. Geçmiş yıllarda bu şarkılar güzel olsa da son 5 yıla baktığımızda feminizm içeren şarkıların daha çok sömürü amacıyla kullanıldığını düşünmekteyim. Lady Gaga'nın bu şarkısını da aynı hisler içinde dinledim. Fakat albüm öncesinde dinlediğim diğer 2 şarkıya göre müziği az daha katlanılabilirdi. Bunu demo versiyonu için söylüyorum.

 Albüm versiyonunu ise çoğu kişiye kıyasla sevdim. Bunun sebebi de bolca Cher esintisi almış olmamdan kaynaklı. Bana göre Cher ses kalitesi olarak birçok kişiyi sollar. Yine de Demo > Albüm derim. Albüm versiyonu demonun remix'i olmuş bence.

 Fun Tonight: Albümün en sevmediğim 3. şarkısıydı. Hele nakarattaki "I'm feelin' the way that I'm feelin', I'm feelin' with you , I stare at the girl in the mirror, she talks to me too" kısmında bir "I'm" diyişi var, kulaklarımı fena yaptı. Daha önce bir benzerini şarkılarından biri olan Judas'ta hissetmiştim. 


"Judas, Juda-ah-ah
Judas, Juda-ah-ah
Judas, Juda-ah-ah
Judas, Gaga
Judas, Juda-ah-ah
Judas, Juda-ah-ah
Judas, Juda-ah-ah
Judas, Gaga" 

kısmı bildiğiniz bir annenin çocuğuna "Çabuk burayı temizle!" isyanıdır. Fun Tonight'in "I'm" kısmı ise komedi dizilerinde köylülerin yaşadıkları yerin başına bir şey geleceği veya o karakterlerin başına absürd bir olay geldiği zaman "Vay ben nerelere gideyim" çığlığı olmuş.

 Yine de şarkının olumlu bir yanı var: Bu da Alice gibi sözler bakımından albümün geneline göre iyi ve söz tekrarlarından bir nebze olsun kurtulabilmiş.

 911: Melodisi bakımından tam bir The Fame öncesi dönemi şarkısı olmuş. Yani The Fame albümünün melodileri bakımından daha basit versiyonunu dinliyoruz. Ortalamanın biraz üstü bir şarkı bence.

 Plastic Doll: Aradığım Gaga'yı tam anlamıyla bulduğum bir şarkı. Çünkü sözleri oldukça hüzünlü, karanlık bir hikaye anlatmakta. Albümün sözleri bakımından bence en iyi işlerinden biri. Sözler The Fame Monster dönemine selam çakıyor. "Oh-la-la, oh-la-la, oh-oh, oh-la-la" kısmına ayrıyetten bayıldım. Bu şarkı biraz da benim ve onun eski tarzını isteyenler için bir eleştiri içeriyor. "İnsanlar pop şarkıcılarını kategorilere ayırıyor. Bizler müzik dünyasına nasıl giriş yaptıysak aynı şekilde devam etmemizi bekliyorlar. Plastik oyuncak yani yapay olduğumun farkındayım ama beni sırf böyle düşünmeniz beni üzüyor." demiş kısaca Spotify'de. İşte bana böyle hikayelerle, gerçeklerle gel Gaga. Ayrıca benim gözümde Skrillex'in ne kadar yetenekli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor 

 Sour Candy: Chromatica ile ilgili söylentilerden sadece bir tanesi gerçeği yansıtmadı. O da bu şarkının sample'sını Nelly Furtado'nun Maneater şarkısından almış olduğu idi. Ben onunla benzerlik kurmadım. İyi ki de o şarkıyı kullanmamışlar. Gerçekten o şahesere hakaret olurdu. Bir de ben daha k-pop soslu bir şarkı hayal etmiştim bu şarkıyı.

 Sizlere "Sexy and I Know It"i dinlemek beni utandırıyor demiştim ya, o şarkıyı unutun. Yerini Sour Candy'e kaptırdı çünkü. K-pop severler lütfen beni haşlamayın ama Blackpink tanıdığım en kötü k-pop grubu. Dansları diğer k-popçulara göre daha duygusuz, ses olarak da kızlardan sadece bir tanesi başarılı (adını hatırlamıyorum şu an). Hayır, o kişi yüceltilen Lisa değil ne yazık ki. Hatta aralarındaki en robot bence o. 

 Neden bunu dedim, çünkü bunun da bir facia olacağı başından belliydi. Şarkının aldığı tepkilere bakarsak sadece bu ikilinin fanları beğenmiş şarkıyı. Geri kalanlarımız tuhaf bakışlar atıyor şarkıya. 

 Bana gelince, evet şarkı gerçekten kötü, sözler harbiden anlamsız, albümün en zayıf 2-3 parçasından biri. Peki neden ara sıra dinlemek istiyorum ben bunu?😃 Anlaşılan ben de şarkıyı sevmesem de dinlemek istiyorum hastalığına yani suçlu zevkler dediğimiz duruma kapıldım.😛 Sexy and I Know It için aynısını hissediyordum öyleydi, bu şarkı bu açıdan onun tahtına oturdu. Kötü şarkılar arasından Sour Candy mi Rain on Me mi deseniz koşa koşa bunu dinlemeyi seçerim.

 Enigma: Beni en büyük şaşkınlığa Enigma uğrattı. Şarkının varlığını aşağıda anlattığım sebeplerden unutmuşum. Biliyorsunuz, Gaga'nın Las Vegas'ta aynı isimde bir şovu var. O şov gerçekten her yönüyle berbat. Gaga bile bunun farkında. Şovda kullanılan görsellerin çiğliği ve hikayesinin kötü olması bakımından Stupid Love'a yakın bir şarkı bekliyordum. Ancak bu kadar yanılabilirdim. Dinlemesi çok zevkli bir şey olmuş. Önceki 8 şarkının vermeyi başaramadığı bir enerji mevcut şarkıda. Tahminimce Gaga'nın albümdeki favorisi bu şarkı. Enerjiyi buradan aldığını düşünüyorum. Saksafon kısmını es geçersek Artpop döneminden izler taşıdığı görülüyor.

 Replay: Dinleyicilerin bir başka favorisine geldi sıra. Gaga nakaratı bir Türk şarkıcı gibi söylemişse de bana da istediğimi veren bir şarkı oldu. "The scars on my mind are on replay, r-replay" sözü resmen beni anlatmış. Şu yaralardan kurtulabilecek cesaretim olsa keşke. Albümün ana prodüktörü olan BloodPop'un melodi bakımından dokunmadığı tek şarkısı olma özelliğini de taşıyan şarkı bana "Bu adam hiç albüme bulaşmasaymış daha güzel şeyler dinleyebilirmişiz." dedirtiyor.

 Sine From Above: Şarkıyla ilgili yorumları okurken yüzümde bilmiş bir gülümseme mevcut. Ben hariç herkes şarkının sıkıcı bir ballad olacağını düşünüyordu. Bir de Elton John'un popüler olduğu çağları göremeyen gençlerimizin adamı küçümsediğine adım gibi eminim. Sonuçta Ariana ikonu varken bu yaşlı kim oluyor da Gaga'ya eşlik ediyor? Ama herkes ağzının payını çok güzel bir şekilde aldı. Şimdi nasıl da klip isteriz diye can atıyorsunuz.😏 Ama o klip hiç gelmeyecek bebeklerim. Gaga son klip olmadığı sürece asla albümde beğenilen şarkılarına klip çekmez. Kendisinin canı neyi isterse onu önümüze koyar. Bence Sour Candy'den sonra kendinizi Fun Tonight'e hazırlayın. Final klip istediğimiz parçalardan biri olacak ama bu şarkı olmayacağına adım gibi eminim.

 Gaga'ya soru: Abla, sen neden bu adamla düet yapmak için 10 küsür sene bekledin? İkilinin birbirlerini sevdiği her zaman belliydi. Diğer sevdiği adam olan Tony Bennett ile o kadar şarkı söylediler, Elton'a anca sıra gelmiş. Keşke daha önce de bir düetleri olsaymış.

 Yazmadan duramayacağım, Ekşi Sözlük yorumlarından birinde "Simple Past Tense konusunu bu şarkı ile güzel örneklendirebiliriz" diye geçiyordu. O yorum güldürdü baya 😂

 Albümde en büyük beklentim bu şarkıdan yanaydı. Bir kere Sir Elton var arkadaş! Zaten bütün umudum Elton üstüneydi, sağ olsun hayal kırıklığına uğramadım. Bir de OneRepublic solisti Ryan Tedder şarkıda katkıda bulunmuşken nasıl kötü olsun o şarkı? Sözler bakımından Born This Way dönemine selam da çakmış. E, olmuş bu şarkı işte. En azından 3.30 dakika boyunca resmen huzur verdi bana. Sonra neden bilmiyorum şarkı son 34 saniyesinde resmen çöküşe doğru yol almış. Ağız tadıyla şarkı dinleyelim dedik alt tarafı, onu da elimizden almışsınız.

 1000 Doves: Bu da genel olarak Sine From Above'ın izinden gidiyor. Yine Born This Way dönemi tarzı sözler mevcut. Gerçi 4-5 dinlemeden sonra eskisi kadar etkileyici gelmedi kulağıma ama albümün çoğu şarkısından oldukça iyi.

 Babylon: Babylon herkesin en çok beklediği şarkıydı. Adını bu kadar duymasam inanın Enigma ile birlikte aklıma gelmeyecek diğer şarkı olurdu. Ekşi Sözlük'te biri şarkıyı çok güzel özetlemiş: "Madonna'nın Vogue şarkısı ile başlayıp Like A Prayer ile finali yaptığı görece kaliteli bir şarkı" tarzında bir yorum vardı. Bu arkadaşa kesinlikle katılıyorum. Kendini sevdiren bir yapısı var. Fakat insanların beklentisi daha çok Gaga'nın makyaj markası reklamında kullandığı melodi olunca birazcık hayal kırıklığı yaşayanlar oldu.Arkadaşlar içiniz rahat olsun, BloodPop reklam versiyonunun geleceğini bugün itibarıyla açıkladı. Yine de iyi ki o versiyonu albüme koymadılar. Çünkü şarkı albüm öncesinde single olarak yayınlansaydı herkes gibi benim de beklentim tavan olacaktı, albümü dinleyince Gaga'ya baya sövecektik. Şimdilik reklam müziği olarak kalması iyi olmuş.

 Love Me Right: Gaga'nın deluxe versiyonuna koyduğu şarkı henüz sadece Youtube'dan dinlenebiliyor. A Star is Born dönemine bile ufaktan selam çakmış Gaga. Ve bu şarkı gerçekten iyi bir şarkı. Ses bakımından Whitney Houston etkileri de gözlerden kaçmıyor. Deluxe versiyonda olması doğru bir seçim. Çünkü albümün hızına göre oldukça sönük bir şarkı. 1000 Doves bile dinleme bakımından Love Me Right'e göre daha hareketli bir şarkı. 

 Evet şarkıların bana genel olarak hissettirdikleri bu şekildeydi. Şimdi biraz da genel bir eleştiri yapayım:

1) Gaga'nın şu ana kadar çıkan albümlerini dinlediyseniz albüme mutlaka bir ballad koyduğunu bilirsiniz. Bu sefer bu yönünü bıraktığını görüyoruz. 

2) Albümde sevdiğim tek şey CD, plakların yanında kaset olarak çıkması oldu. İşte nostaljiye dönüş budur! Keşke o kaset zamanlarına geri dönsek.💓

3) Bu albüm için normalde Kesha ile Pink Lightlings isimli bir düet yapacağını biliyor muydunuz? Ben öğrendim ve normalde havalara uçardım. Fakat albümün yapısını görünce Kesha adına seviniyorum. Çünkü ikili güzel bir uyum yakalasa da şarkının altyapısı ve sözleri yine zayıf olacaktı. Yine de bir yandan bu kadını elinde tutmadığı için Gaga'ya delicesine kızıyorum. Yine soruyorum, senin Ariana ve Blackpink ile işin nedir?

4) Bir de niyeyse Gaga albümdeki bazı şarkılarının ufak kısmını rap şarkıcısı gibi söylemeye kalkışmış. Zamanında bu huyunu Dance In The Dark'ta yapmıştı ve parçanın en iyi bölümü kesinlikle orasıydı. Geçen hafta Rain on Me'deki rapimsi tarzını dinliyorsun -hani şu "Hands up to the sky,I'll be your galaxy, I'm about to fly,Rain on me, tsunami" faciasını diyorum- bildiğiniz kulaklığımı fırlattım, o derece kötü bir kısımdı.

5) Bir albümde "Bu şarkı çok kötü" dediğimiz bir parça mutlaka vardır. Gaga Chromatica'da hiç kimsenin başarmayacağı şeyi yaptı: Bir albüme en kötü parçalarını -tekil anlatım kullanamıyorum, bildiğiniz çoğul gidiyorum- koymayı başarmış. Telephone, Alejandro, Bad Kids gibi sevmediğim şarkıları gözümde hazineye döndü resmen. 

 Sıralama yaparsam Rain On Me her şekilde 1.; Stupid Love daha kötüsü gelene kadar 2. sırada yer alır. 3. ve 4. sıranın yerine tam karar veremedim. Sour Candy ile Shallow kafamda savaşa girmiş durumda. Shallow hala ilk dinleyişimdeki berbatlığını koruyor. Alın işte yine sinirlendim. Konuyu dağıtacağım ama Always Remember Us This Way ve ondan çok daha iyisi olan I'll Never Love Again şaheserlerini ödül törenlerine yollamak ve her yerde söylemek varken Shallow nedir? Bildiğiniz mıy mıydan öteye geçmeyen bir şey. O dalga geçtiğimiz Why Did You Do That bile onun yanında yıldız gibi parıldıyor. Ama şarkı için dönen promosyonlar sayesinde millet şarkıyı Gaga tarihinin Bad Romance'dan sonra gelen en iyi işi sanıyor. 

6) Dua Lipa, biz sana meğerse haksızlık etmişiz. Bu senenin taş albümlerinden biri Dua'nın elinden Future Nostalgia ismiyle çıktı. Albümün olumsuz olarak eleştirilen tarafı, sözlerin üzerine biraz daha çalışılması yönündeydi. Gaga'nın albümü ile karşılaştırdığımız zaman şimdi o sözlerin hepimize yaratıcı geldiğine eminim. Gaga, diğer pop şarkıcılarına göre söz yazmada daha başarılı biri bunu biliyoruz. Fakat bu albümde anca 6 şarkı bu başarıyı elde etmiş: Alice, Fun Tonight, Plastic Doll, Sine From Above, 1000 Doves, Love Me Right. Ucundan ise 911 ve Replay yakalıyor diyebilirim. Diğer şarkıları değil onun kalitesinde, pop müzikte sözünü geçirebilmiş herhangi bir şarkıcıdan duymak bile yeterince kötüyken Gaga'nın sözler bakımından karşımıza bunlarla gelmesi büyük hayal kırıklığı oldu. 

 Yine sözlerden devam edeyim. Sözleri aşırı basit şarkılar içeren albümde, bir şarkı için en az 3 kişi toplanmışlar. Bakın bu en azı diyorum. En fazlası 12 söz yazarı ile birlikte Sine From Above'a ait. Pardon da siz dinleyici ile dalga mı geçiyorsunuz? 12 kişinin bir şarkı yazabildiğine gerçekten inanan var mı? Şarkı dediğin en fazla 4 kişiyle yazılır, 12 nedir? Bu sözleri bulmanız için 6 veya 12 kişinin mi toplanması lazımmış? Bence Gaga "onlar benim arkadaşım" ayağı altına ya yalancıktan söz yazarlığı ayarlamış ya da prodüktörlük. 

 Hatta ben bir adım daha ileri gidiyorum. Gaga anca 2-3 şarkıya yardımcı olmuştur. Geri kalanlara hiç dokunmamıştır. Diğerleri gibi sadece isim olarak görülüyor. Tamam Poker Face, Bad Romance gibi şarkılarda da kendini tekrarlayan sözler vardı ama bu albümdeki herhangi bir şarkıya göre çok azdı. Atıyorum, Poker Face'de 2 tane tekrarlayan söz varsa, Rain on Me'de 10 tane vardır. Ben Gaga'nın kafasından Stupid Love, Babylon gibi kendini aşırı tekrar eden, basitinde altında şarkı sözleri çıkacağına inanmıyorum. 

7) Melodilere gelirsem: Evet, albümde şarkılar birbirine oldukça yakın melodiler içeriyor. Bu çok sorun değil benim için, herkesin sevgilisi The Fame de bu şekildeydi, müzikler aynı kaptan çıkmaydı. Peki sorun ne? Sorun melodilerin genel olarak rahatsızlık vermesinden kaynaklı. Albümü yine Dua ile karşılaştırmak isterim. İki albüm de melodi ve tarz bakımından yenilik sunmuyor size fakat Future Nostalgia'da düzenlemeler daha başarılı, 80'ler ile günümüzü harmanlayıp sana müzik dinlediğini hissettiriyor. Yine aynı şekilde Gaga'nın The Fame albümü de bu doğrultuda gittiği için insanlar tarafından çok sevildi. Chromatica ise çoktan ölmüş bir türü olduğu gibi sana sunup, başkası yapsa bir daha yüzüne bakmayacağın bir albüm olduğunu belli ediyor. Gaga'nın A Star Is Born başarısı olmasaydı bu albüm için çoğu kişi "Evet, Gaga son şansını kullandı." diyecekti. 

8) BloodPop'un aslında ne kadar beceriksiz bir prodüktör olduğunu da görmüş oldum. Replay hariç (gerçi ona da şarkı sözü yazarak bildiğiniz albümü batırmaya yemin etmiş) diğer şarkıların düzenlemelerinden bu arkadaş sorumlu. Albümde birden fazla şarkının düzenlemesini yapan başka prodüktörler de var ama en çok bu adamın ismi geçtiği için bu albüm onun başının altından çıktı diyebiliriz. Adamın bugüne kadar yaptığı şarkılara baktım da bir tek Capital Letters'ı nasıl olduysa enfes yapmış. Bir bilgi daha: O sevmediğiniz Joanne albümünden sorumlu olan şahıs da bu herif. Ama nasıl olduysa Gaga yanına Mark Ronson'u almış ve olması gereken daha kötüsünü dinlemediğimiz bir albümü sayesinde dinledik. 

 Anla artık bacım, bu adamla kimyanız hiçbir şekilde uyuşmuyor. Herkesin hayaller RedOne, ki ben de isterim ikisinin yeniden güçlerini birleştirsin ama RedOne dahil ismini sayacaklarım da Gaga'yı Gaga yapan önemli etmenlerden. İlla biriyle iş birliği yapacaksan git Fernando Garibay'i yanına yeniden al. Ne bileyim, Paul Blair'i nam-ı diğer Dj White Shadow'u al. Hiç olmadı piyasayı çözmüş olan Zedd ile çalış. Yani müzik dehası olarak seninle eşit olan bu insanlarla çalışman lazımken BloodPop'a düşmüş olman bildiğin kariyerine yazık. İnşallah Gaga bir daha bu yeteneksiz ile iş birliği yapmaz diyeceğim ama hanım abla Joanne döneminden beri nerede müzik fakiri var onlarla iş birliği yapmayı daha çok seviyor. Sonraki albümü yine BloodPop ile beraber yapıp berbat bir albüm çıkarırlarsa demiştin dersiniz.😑

9) Döneme daha yeni girdiğimiz için daha birçok şey olacaktır ama şu ana kadar başarılı bir yönetim görmediğimi söylemek isterim. Kendisinden sadece albüm adını, ertelenen Coachella konserini ve Apple Music ile anlaştığı için şarkı uzunluklarını duyduk, o kadar. Albüm çıkışını erteleyince çıkış şarkısından tutun düetlere, albüm kapağına kadar çoğu şey sızdıkça sızdı. 

 Koronayı bahane edip albümü söz verdiği tarihte çıkarmaması bana da oldukça şımarıkça geldi. The Weeknd kadar cesaretinin olmadığını görmüş olduk. Weeknd bu döneme hayvan gibi hazırlanmış belli. Normalde albümü çıkardıktan sonra kenara çekilen The Weeknd, After Hours döneminde ondan beklenmeyecek enerjiyi bizlere gösterdi. Kim bilir daha ne klipler çekecekti, ne şovlara çıkacaktı ama albüm çıkışı hariç bunları ertelemek zorunda kaldı. Adam sözünde durduğu gibi bir de bu size yeterli gelmez diyerek yeni şarkılar çıkardı. Yetmedi manyak başarılı bir planlama gerçekleştirdi. Albüm hiçbir şekilde sızmadı, her şeyi kendisinden duyduk. Future Nostalgia erkenden sızmasaydı bence Dua Lipa da çıkış tarihi sözünü tutacaktı. "Tabi bu ikisinin Gaga'nın aksine hiç planı yoktu, sadece köşeye çekileceklerdi." Belki de senin bir planın yoktu, bu ikisinin hazırlığını görünce bir şeyleri düşünmeye başlamışsındır ve çıkış tarihini ertelemişsindir, olamaz mı? Bence mantıklı. Eminim ki bu iki albüm için yapılan planlar Gaga'nınkinden daha kapsamlı hazırlanmıştı.

10) The Fame adı üstünde şöhreti seven parti kızını, The Fame Monster karanlık dönemi, BTW iyilikle kötülüğün harmanlanmış versiyonunu, Artpop neşeli günleri, Joanne umutlu ve sakin bir hayatı temsil ediyordu. Peki bu dönem bize neyi anlatıyor? Ben gerçekten hala bilmiyorum. Kendisi dans dans dans dese de hangi duyguya hitap ediyor belli değil. Stupid Love, Rain on Me kliplerine bakıyorum neşeli diyeceğim, albüm kapağına ve diğer şarkılara bakıyorum oldukça karamsar. Karamsarlığı dans ile atalım konsepti var diyeceğim ama yine uyumsuzluk mevcut. Görseller tam bir neşe kaynağı, hayatta hiç sorun yok, sadece dans var diyor. E hani karamsarlık da vardı? Albüm de "Var mı gerçekten, emin misin?" diyor bana. Çözen varsa beni de aydınlatsın.

11) Bundan sonra Gaga'dan müzikal anlamda güzel bir şey beklemek sadece hayal ne yazık ki. Emin olun bu dönemden daha kötü dönemi sonraki albümde göreceğiz ve bu döngü tekrarlayıp duracak. Bu yüzden yeni çıkan işlerini eskisi kadar yakından takip edeceğimi sanmıyorum. Bu sefer sevdiğim/sevmediğim şarkılar diye listemi yapmayacağım çünkü hiçbir şarkısı o listeyi yapmamı hak ettirecek sebebi göstermedi. Ben size buna yakın bir albüm önerip incelememi bitireyim: 2013 yılı Cher albümü olan Closer to the Truth albümünü dinlerseniz Chromatica'nın aslında ne kadar vasat bir iş olduğunu anlarsınız. Arkadaş, yaklaşık 7 sene öncesi bile tutmamış Cher'in albümü, hangi akla hizmet yaptın sen bu Chromatica'yı?